Kategori arşivi: Bitkiler Hakkında Bilgiler

Aspir Bitkisi

Aspir yağı nedir?

Aspir bitkisi, 100 santimlik bir boya kadar erişebilen; türlerinin dikenli ve dikensiz olarak ayrıldığı bir bitki çeşididir. Bu bitkinin renkleri turuncu, kırmızı, krem, beyaz ya da sarı olarak değişebilmektedir. Tohum türleri de üzerinde koyu çizgiler bulunan beyaz yuvarlaklar, düz kahverengi yuvarlaklar ya da düz beyaz yuvarlaklar şeklinde görülebilmektedir. Aspir bitkisinin dallarının ucunda bu tohumlar kendilerine yer edinmektedir.

Aspir bitkisinin çiçekleri alternatif tıp alanında kullanıldığı gibi, tekstil alanında ve gıda sektöründe de oldukça tercih edilen bir üründür. Bunun nedeni aspir çiçeğinin renklerinden rahatlıkla yararlanılabilmesidir.

Bitkinin asıl büyük faydası yağının çıkarılmasıyla elde edilmektedir. Çünkü aspir bitkisinin tohumlarında neredeyse yüzde ellilik bir oranda yağ bulunmaktadır. Bunun dışında Omega-6 yağ asitlerini ve Omega-9 yağ asitlerini de içeren aspir bitkisi, aspir yağı formunda evimizdeki yemeklerde ve özellikle obezite tedavisi gören hastaların yağ yakıcı etkisi sayesinde sıklıkla tercihleri arasında yer almaktadır. Böylelikle aspir yağı yemeklerde kullanılır mı sorusunun cevabı da olumlu şekilde verilmiş olunmaktadır.

Aspir Bitkisi yazısına devam et

11 defa görüntülendi

Yeşil Kahveyi Biliyormusunuz…?

Yeşil kahve nedir ne işe yarar?

Son dönemlerde yeşil çay gibi ürünlerin yanında hem sağlığa faydalı hem de kilo vermeye etkili ürünlerden biri de yeşil kahvedir. Bir çok sağlık problemine iyi geldiği gbii en büyük etkisi hızlı kilo vermeye yardımcı olduğundan son zamanlarda yeşil kahve ile zayıflama konusu da gündemde kalan konulardandır.

Gündemde kalmasından dolayı halk arasında sürekli olarak yeşil kahve faydası nedir, yeşil kahve nerede bulunur, yeşil kahve zayıflatır mı, yeşil kahve ne zaman içilmeli gibi sorular araştırılmaktadır. Aslına bakılacak olursa yeşil kahve diye bahsedilen ürün; tamamen normal bilindik kahvenin kavrulmamış biçimindeki halidir.

Sıklıkla kullandığımız kahveler kavrularak piyasaya sürüldüğünden, yetiştiği süreçlerde içerisinde depolanan antioksidanlar, vitaminler ve mineraller açısından kayıplara uğramaktadır. Ancak yeşil kahve bu tür işlemlere tabi tutulmadığından bahsedilen tüm içerikleri korumaktadır ve otomatikman kavrulmuş kahveye nazaran daha faydalı olabilmektedir.

Yeşil Kahveyi Biliyormusunuz…? yazısına devam et

Detox Hakkında Bilgi

Detox nedir?

Vücudumuzda bir süreç boyunca birikmiş olan zararlı maddelerin ve bileşenlerin, vücuttan sağlıklı bir şekilde atılması işlemine detoks adı verilmektedir. Dünya genelinde vücut sağlığına önem veren milyonlarca insanın özellikle yılın belli zamanlarında kendilerine detoks uyguladıkları bilinmektedir.

Metabolizma sağlığı ve organizma sağlığı için spor yapmanın da sağlıklı beslenmenin de önemi neyse düzenli aralıklarla detoks uygulaması yapmanın da aynı şekilde hayatımızda önemli bir yeri bulunmaktadır. Düzenli bir şekilde detox uygulandığında hem vücuttan zararlı yapıtaşları atılabilmekte, hem sağlıklı bir şekilde kilo kaybedilmesine zemin oluşturulmakta hem de metabolizma sıfırlanarak daha temiz ve hızlı işlem yapması sağlanabilmektedir.

Detox Hakkında Bilgi yazısına devam et

TÜTÜNÜN TARİHİ

240320151021385565162_3TÜTÜNÜN TARİHİ
Tütün bitkisi, kurutulmuş yaprakların yakılması ile ortaya çıkan dumanın içe çekilmesi veya tozlarının enfiye halinde buruna çekilmesi veya özel işlem görmüş yapraklarının çiğnenmesi suretiyle kullanılır.
Tütün içme adeti, tütünün vatanı olan Amerika’da başlamıştır. Yerliler dini törenlerinde kokulu bitkilerle birlikte tütün yapraklarını tütsü olarak kullanmışlardır.
Dumanı teneffüs eden yerliler zamanla bu bitkinin keyif verici etkisini fark etmişler ve adi kamış ve bambudan yapılmış Y şeklinde bir borunun çatal kısmını burunlarına sokarak veya ağızdan üfleyerek dumanı içe çekmeye başlamışlardır. Böylece piponun en eski şekli ortaya çıkmıştır.

Kristof Kolomb’un Amerika’yı keşfine kadar Avrupa’nın tütünden ve tütün içme adetinden haberi olmamıştır.
Kolomb ve arkadaşları, kırmızı derili insanların kuru bir otu mısır koçanına sararak içtiklerini, ağız ve burunlarından duman çıkardıklarını ve yerlilerin buna “tabaco” veya “tombac” adını verdiklerini hayretle görmüşlerdir.
Tütün içme adeti, Amerika’yı keşfeden Portekiz’li ve İspanyol gemicilerin önce kendilerinin alışması ve daha sonra yanlarında diğer şehirlere götürmeleri sonucunda yaygınlaşmaya başlamıştır.
Gemilerin iki kıta arasında gidip gelmesi suretiyle İspanya, Portekiz ve diğer Avrupa şehirleri, tütünü ve içme adetini tanımışlardır.
Meksika’nın “Tabesco” bölgesinde tütün tarımının yapıldığını gören İspanyollar, Küba’da tütün içme borusuna “tabaco” adının verildiğini duymuşlar ve “tabaco” adını kullanarak her gittikleri yerde bu adın yayılmasını sağlamışlardır.

TÜTÜNÜN TARİHİ yazısına devam et

ÇÖLYAK HASTALIĞI VE GLUTENİN KATKISI

Bread groupÇÖLYAK HASTALIĞI NEDİR?
Çölyak hastalığı, ince bağırsağa hasar veren yiyeceklerin alımı ile besin emilimini bozan sindirim sistemi hastalığıdır. Çölyak hastalığı olan kişiler için; BUĞDAY, ARPA, ÇAVDAR ve YULAFTA bulunan GLUTEN adı verilen protein zararlıdır.
Çölyak hastalığı olan kişiler, gluten içeren yiyecekler yediklerinde, bağışıklık sistemleri, ince bağırsağa zarar verecek bir yanıt oluşturur. Hasara vücudun kendi bağışıklık sistemi neden olduğu için, otoimmün bozukluk olarak adlandırılır. Besinler emilemediği için aynı zamanda emilim bozukluğu hastalığı olarak adlandırılır. Çölyak hastalığı genetik bir hastalıktır. Bazen gebelik, doğum, viral enfeksiyonlar ve bazı duygusal stresler sonrasında hastalık ortaya çıkabilir veya ilk kez aktif hale geçebilir.

BELİRTİLER
Bloat (Abdominal Distansiyon) ve Gaz:

Bloat karında anormal bir şişkinliğe neden olabilir. Bunun sonucunda ise muhtemel rahatsızlık ve acıyla birlikte şişkin ya da gergin bir karın ortaya çıkar. Gaz da bloata neden olabilir. Çölyak hastalığı ve glüten intolerans bu iki semptomun sebeplerindendir. Bu sebepler ayrıca, çölyak hastalığının iritabl bağırsak sendromu ve kabızlık gibi sonuçlarıylarıyla da ilişkilendirilir.

ÇÖLYAK HASTALIĞI VE GLUTENİN KATKISI yazısına devam et

YABAN MERSİNİ

nocanvas_yaban-mersiniYaban Mersini (vaccinum myrtillus) ılıman iklimlere adapte olmuş bir üzümsü meyve türüdür. Anavatanı kuzey yarım kürenin serin ve dağlık bölgelerinde yetişen bircok türü vardır.

Genel olarak kuzey Avrupa, Amerika’daki Rocky dağları ve ülkemizde, Doğu Karadeniz bölgesinin rakımca yüksek olan fundalık ve ormanlık bölgelerinde yabani formda değişik tipleri bulunmaktadır.

Rize’de Likapa,Trabzon’da Ligarba, Lifos veya Trabzon Üzümü, Rize Pazar ilçesinde Kaskanaka, Rize Ardeşen İlçesinde Çera (Çela), Artvin’de Morsivit veya Mahabak, Giresun’da Çalı Çiçeği, diğer bölgelerde ise Ayı Üzümü, Çay Üzümü veya Çoban Üzümü olarak isimlendirilen ve literatürümüze Yaban Mersini olarak giren bu üzümsü meyve puslu veya parlak mavi rengi ile MAVİ ALTIN (blue gold) olarak nitelendirilmektedir. İngilizcesi Blueberry olarak bilinen yaban mersini Sağlık meyvesi olarak tanınmaktadır. Yaban Mersini özellikle 1906 yılındaAmerika’da başlatılan ıslah çalışmaları sonucu doğadaki yabani formlarına göre kültüre alınan çeşitlerin, özellikleri (meyve iriliği, tadı,olgunluğu v.s) daha üstün niteliklere sahip olduğu görülmüştür.

YABAN MERSİNİ yazısına devam et

SEDİR AĞACI HAKKINDA

3732856215083c09977beb248148731-21.10.2012__650X355
Sedir, çamgiller (Pinaceae) familyasından Cedrus cinsini oluşturan iğne yapraklı ağaç türlerine verilen ad.
Morfolojik özellikleri
Tomurcuk çok küçük olup, az sayıda pullarla örtülüdür. İğne yapraklar genellikle üç köşeli, yatay kesitlerinde bitişik iki adet reçine kanalı bulunmaktadır. Yapraklar uzun sürgünler üzerinde tek tek, seyrek ve dağınık olarak dizilirler. İğne yapraklar dökülmeden ağaç üzerinde 3-6 yıl kalırlar.Bir evcikli çiçekler yalnız olarak terminal halde bulunurlar. Erkek çiçekler silindirik yapıda olup 5 cm uzunluğunda, sarı renkli ve kısa sürgün üzerinde dik dururlar. Dişi çiçekler daha küçüktür. 1-1,5 cm, yeşilimsi renkte olup döllenme ilkbaharda oluşmaktadır. SEDİR AĞACI HAKKINDA yazısına devam et

KÜLTÜRLERE GÖRE ÇAY

cayTürk Çay Kültürü
5000 yıllık tarihe sahip çay her ne kadar Türklerin yaşamına geç girmişse de temiz girmiş. Gün boyunca çay içmemizin yanı sıra, kendimize özgü demleme usulü, ince belli cam bardaklar, kıtlama çay gibi katkılarımızla çayın kültür tarihine eklediklerimiz gözardı edilemez. Bunlardan ilki, iyi bir çay demlemenin olmazsa olmaz kurallarından biri olan demliğin sıcak olması şartını, demliği çaydanlığın üstüne oturtularak, ustaca ve güzelce çözümlememizdir.

Buna karşın; çayın acıyıp tadının bozulmasını önlemek için; demledikten sonra, çayı süzdürüp başka bir demliğe boşaltmıyoruz o da işin ayrı bir yanı.

Peki Türk çay kültüründe olmayan; Amerikan icadı poşet çay, çay topları ve ağları, fazla aromalı çaylar, çaya çok süt ve limon koymak, çayı metal demlikte demlemek yani çaya karşı özensiz davranmak.

Türkler, Anadolu’ya gelmeden öncede çayı bilmelerine karşın; çayın Türkiye’ye gelmesi ancak birkaç yüz yıl önceye dayanmaktadır. Çay içiminin Anadolu’da yaygınlaşması 19. yüzyıldan itibaren olmuştur. Türklerde çayın yaygınlaşmasına ilişkin şöyle bir hikaye anlatılır:

KÜLTÜRLERE GÖRE ÇAY yazısına devam et

BİTKİLER HAKKINDA

bitkiler-194Bulunduğu yere daha çok kökleriyle tutunarak gelişen (planktonlar hariç) ve üreyerek hayat süresini tamamladıktan sonra kuruyup ölen yosun, mantar, otsu veya ağaçsı yapıdaki canlı varlıklar. Canlılar (bionta), hayvanlar ve bitkiler alemi olmak üzere iki grupta incelenirlerbitkilerBitkiler, yeryüzünde çok geniş alanlar kaplar. Yapılan hesaplara göre yeryüzünün bitki örtüsünü meydana getiren organizmalar topluca 2500 km3lük bir hacim (bir kenarı 13.5 km olan küp) kaplamaktadır. Buna karşılık hayvanlar ise 4.5 km3lük bir hacim içine sığabilmektedirler. Dolayısıyla bitkisel organizmalar hacim bakımından hayvansal organizmaların 555 katı yer kaplar.Kara bitkileri tropik ormanlarda, toprak yüzeyinden itibaren 50 metreyi aşan kalınlıkta bir örtü meydana getirirler. orman şartlarının elverişli olmadığı bölgelerde bu örtünün kalınlığı birkaç desimetre, hatta birkaç santimetreye kadar daralır. Bitkisel hayatın toprak yüzeyinin derinlerine inişi de sınırlıdır. İyi havalandırılan topraklarda bu birkaç metreyi bulur. Denizlerde ise ototrof (kendi beslek) bitkiler, 100-200 metreden derine inemezler. Buna karşılık 3000 metreden derinlerde heterotrof (adrı beslek) olarak yaşayan bitkisel planktonlara rastlanır.
BİTKİLER HAKKINDA yazısına devam et

40 MEYVELİ AĞAÇ

53954026086240 MEYVELİ AĞAÇ
Amerikalı sanatçı Sam Van Aken‘in 40 Meyveli Ağaç adını verdiği sanat projesi görenleri büyülüyor. Van Aken’ın 2008 yılından beri üzerinde çalıştığı ağaç, bir sanat projesi olsa da kanlı canlı bir ağaç.Bu zamana kadar aşılama işlemi ile tek ağaçtan birden fazla meyve elde edildiği birçok kişi tarafından zaten bilinir. Peki, bir ağaçtan 40 farklı meyve alınabilir olduğunu söylesek? Mesleki deneyimde oldukça tecrübeli olan Sam Van Aken adlı kişi, gerçekleştirmiş olduğu melez ağaç ile bu durumu gerçeğe dönüştürdü.Fotoğrafta görmüş olduğunuz ağaç, aşılama işlemi sayesinde 40 farklı meyve verebiliyor. Şeftali, erik, kayısı, nektari, kiraz ve badem gibi mevsimine göre farklı farklı meyveler üreten ağaç, aynı zamanda rengarenk çiçekleri ile de ön plana çıkıyor. New York’ta bulunan bu melez ağaç özellikle yazları pembe, kırmızı ve beyaz gibi etkileyici renkte çiçekler açıyor.

40 MEYVELİ AĞAÇ yazısına devam et

BİTKİ KOKULARINDAKİ MUCİZEVİ SIR

104922Koku; güzel hisler uyandırmak, rahatlatmak, iştah açmak gibi insan ruhunda karşılık bulan türlü etkilere sahip bir mucizedir. İnsan için büyük bir nimet olarak yaratılan kokular karmaşık kimyasal bileşiklerdir. Her koku çok hassas miktarlarla bir araya gelmiş elementlerden oluşur. Bitkilere koku veren maddelere “uçucu yağlar” adı verilir ve bu yağlar, bitkinin ismiyle adlandırılır; mesela gül yağı veya kekik yağı gibi. Genç bitkiler, yaşlı bitkilerden daha fazla yağ üretirler; yaşlı bitkiler ise, daha reçineli ve koyu yağlara sahiptirler. Çünkü hafif sıvılar düşük bir sıcaklıkta bile buharlaştıktan sonra geriye kalın ve kolay kolay buharlaşmayan yağlar kalır.

BİTKİ KOKULARINDAKİ MUCİZEVİ SIR yazısına devam et