Kategori arşivi: 2-Bilgilendirme Konuları

Oşinografi ”Okyanus Bilimi”

Oşinografi ne demektir?

Oşinografi; yani bilinen diğer adlarıyla ”oceanography”, ”oseonografya” ya da ”okyanus bilimi”, okyanusları  ve denizleri tüm özellikleriyle birlikte inceleyen bilim dalıdır. Okyanuslarda oluşan kimyasal ve fiziksel oluşumlar hakkında bilgi edinme, gelişimlerini takip etme ve denizlerdeki suların kullanımı, geliştirilmesi ve denizlerdeki hayatın korunması hakkında çalışmalar yapan oşinografi bilimi çok eski zamanlardan itibaren insanlığın okyanus ve deniz hayatını keşfetmesiyle birlikte başlamış ve günümüze kadar bir araştırma bilim dalı olarak gelmiştir. Fiziksel oşinografi, kimyasal oşinografi, deniz biyolojisi, balıkçılık, deniz jeofiziği ve deniz jeolojisi gibi bir çok alt dalı bulunmaktadır.

Oşinografi neye hizmet eder?

Oşinografide temel olarak incelenen okyanuslarda yer alan yaşam formlarının takibi, yeni yaşam formlarının keşfi, mevcut formların şartlarının iyileştirebilmesi için yapılması gerekenler, okyanuslarla ilgili ekosistemlerin yakından incelenmesi, bunların dışında denizler için de mevcut formların takibi, korunması ve iyileştirilmesi için bir takım çalışmalar yapar.

Kaynak Mailce

1 defa görüntülendi

Aspir Bitkisi

Aspir yağı nedir?

Aspir bitkisi, 100 santimlik bir boya kadar erişebilen; türlerinin dikenli ve dikensiz olarak ayrıldığı bir bitki çeşididir. Bu bitkinin renkleri turuncu, kırmızı, krem, beyaz ya da sarı olarak değişebilmektedir. Tohum türleri de üzerinde koyu çizgiler bulunan beyaz yuvarlaklar, düz kahverengi yuvarlaklar ya da düz beyaz yuvarlaklar şeklinde görülebilmektedir. Aspir bitkisinin dallarının ucunda bu tohumlar kendilerine yer edinmektedir.

Aspir bitkisinin çiçekleri alternatif tıp alanında kullanıldığı gibi, tekstil alanında ve gıda sektöründe de oldukça tercih edilen bir üründür. Bunun nedeni aspir çiçeğinin renklerinden rahatlıkla yararlanılabilmesidir.

Bitkinin asıl büyük faydası yağının çıkarılmasıyla elde edilmektedir. Çünkü aspir bitkisinin tohumlarında neredeyse yüzde ellilik bir oranda yağ bulunmaktadır. Bunun dışında Omega-6 yağ asitlerini ve Omega-9 yağ asitlerini de içeren aspir bitkisi, aspir yağı formunda evimizdeki yemeklerde ve özellikle obezite tedavisi gören hastaların yağ yakıcı etkisi sayesinde sıklıkla tercihleri arasında yer almaktadır. Böylelikle aspir yağı yemeklerde kullanılır mı sorusunun cevabı da olumlu şekilde verilmiş olunmaktadır.

Aspir Bitkisi yazısına devam et

Yeşil Kahveyi Biliyormusunuz…?

Yeşil kahve nedir ne işe yarar?

Son dönemlerde yeşil çay gibi ürünlerin yanında hem sağlığa faydalı hem de kilo vermeye etkili ürünlerden biri de yeşil kahvedir. Bir çok sağlık problemine iyi geldiği gbii en büyük etkisi hızlı kilo vermeye yardımcı olduğundan son zamanlarda yeşil kahve ile zayıflama konusu da gündemde kalan konulardandır.

Gündemde kalmasından dolayı halk arasında sürekli olarak yeşil kahve faydası nedir, yeşil kahve nerede bulunur, yeşil kahve zayıflatır mı, yeşil kahve ne zaman içilmeli gibi sorular araştırılmaktadır. Aslına bakılacak olursa yeşil kahve diye bahsedilen ürün; tamamen normal bilindik kahvenin kavrulmamış biçimindeki halidir.

Sıklıkla kullandığımız kahveler kavrularak piyasaya sürüldüğünden, yetiştiği süreçlerde içerisinde depolanan antioksidanlar, vitaminler ve mineraller açısından kayıplara uğramaktadır. Ancak yeşil kahve bu tür işlemlere tabi tutulmadığından bahsedilen tüm içerikleri korumaktadır ve otomatikman kavrulmuş kahveye nazaran daha faydalı olabilmektedir.

Yeşil Kahveyi Biliyormusunuz…? yazısına devam et

Şemseddin Ahmed Sivasi Kimdir….?

Şemseddin Ahmed Sivâsî (Kara Sems) hazretleri

Anadolu’da yetisen büyük velîlerden. Halvetiyye yolunun kolu olan Semsiyye (Sivâsiyye)’nin kurucusudur. Babasinin ismi Ebü’l-Berakat Muhammed’dir. Asil ismi, Ahmed, künyesi Ebü’s-Sena, lakabi Semseddin’dir. Kara Sems diye söhret bulmustur. 1519 (H. 926) senesinde Tokat’in Zile ilçesinde dogdu. 1597 (H. 1006) senesinde Sivas’ta vefât etti. Sivas’ta Meydan Camii avlusunda medfûn olup, Kabri ziyâret edilmektedir.

Türk-Islam târihindeki meshur üç Sems’ten birisidir. Bunlardan birincisi Mevlâna Celâleddin-i Rûmi’nin hocasi olan Sems-i Tebrizi, ikincisi Istanbul’un fethinde Fatih Sultan Mehmed Hanin yaninda bulunan Aksemseddin, üçüncüsü de III. Mehmed Han ile birlikte Egri Seferine katilan Kara Sems’tir. Üçü de yüksek dereceler sahibidir.

Şemseddin Ahmed Sivasi Kimdir….? yazısına devam et

”Sidretül Münteha” Göğün Son Katı

Sidretül Münteha
Sidretül Münteha, göğün yedinci (ve son) katında olduğuna inanılan bir yer ya da bir inanışa göre bir ağaç (hünnap ağacı)’tır. Miraç gecesi Cebrail’in Hz. Muhammed’e ikinci duyurusunu (vahiy) burada yapmış olduğuna inanılır.[1]

Sidretürl Münteha, bir izafet terkibi olup “müntehâ sidresi”, yani sidrenin sonu, nihayeti demektir.[2] Sözlükte ise “Arabistan kirazı denilen hoş gölgeli nebk ağacı” anlamındaki sidre ile [3] müntehâ kelimesinden oluşan sidretü’l-müntehâ terkibi “son noktada bulunan sidre” demektir. Terim olarak “Hz. Muhammed’in Miraç gecesi yanında ilâhî sırlara mazhar olduğu ağaç ya da makam” diye açıklanabilir. Kurân’da bir yerde sidretü’l-müntehâ [4], bir yerde yalnız sidre [5] şeklinde geçer. Sidr iki âyette de [6] “ağaç” mânasına gelmektedir. Çeşitli hadis rivayetlerinde yapraklarının yıkanmada kullanılması sebebiyle sidr, ayrıca âyetteki konumu itibariyle sidretü’l-müntehâ yer alır.[7][8]

”Sidretül Münteha” Göğün Son Katı yazısına devam et

Safa ve Merve Hakkında Bilmedikleriniz….!

Safa ve Merve

Safa, Mekke’nin doğusundaki Ebu kubeys dağının eteğinde Mescid-i Haram’ın kuzeydoğusunda, Merve’den biraz daha daha yüksek ve Kabe’ye daha yakın bir tepedir. Safa’nın tam karşısındaki Merve ise Mekke’nin batısındaki Kuaykıan dağının eteğinde, Harem-i Şerif’in kuzeybatısında ve Kabe’nin Rüknü ırak) köşesinin karşısında yer alır.

Her iki tepe arasındaki uzaklık yaklaşık 400 metredir. Safa ile Merve arasındaki vadi zamanla doldurulup yükseltilerek tesviye edilmiş, zemini yürüyüş için uygun hale getirilerek tepelere çıkmayı kolaylaştıran merdivenler yapılmış ve hac mevsimlerinde geceleri aydınlatılmıştır. İki tepe arasındaki sa’y yapılan alanın üstü

1922′ de kapatılarak hac ve umre yapanlar kısmen güneşten ve tozdan korunmuştur. 1955-1976 yılları arasındaki genişletmede burası Mescid-i Haram’a katılmış ve sa’y yolu iki katlı olarak tasarlanmıştır.

Safa ve Merve Hakkında Bilmedikleriniz….! yazısına devam et

Nasıl Güzel Konuşuruz…?

Varlığımızı kanıtlamada, dış dünya ile bağlantımızı kurmada konuşmanın bize sunduğu olanaklardan yararlanırız Acaba bu olanakları gerektiği gibi kullanabiliyor muyuz? Nasıl konuşuyoruz? Konuşma güçlüğü çekiyor muyuz?

Konuşma güçlüğü çekip çekmediğimizi, düşünce ve duygularımızı rahatça anlatıp anlatamadığımızı, karşımızdakilerle doğal bir iletişim kurup kuramadığımızı anlayabiliriz Konuşurken hangi türden yanlışlıklar yapıyoruz? Söylemek istediklerimizi tam verebiliyor muyuz?

Konuşma sırasında yaptığımız yanlışların ayrımına varamayız Bunları ancak karşımızdakiler, bizleri dinleyenler bilebilir Belki amacımızı tam karşılayacak uygun sözcükleri seçemiyor, aşınmış kullanımdan düşmüş sözcükler seçiyoruz Belki el, kol, yüz hareketlerimizi bedensel davranışlarımızı konuşmanın akışına uyduramıyoruz

Nasıl Güzel Konuşuruz…? yazısına devam et

Beyin Gücünü Nasıl geliştiririz…?

Beyin Gücünü Nasıl geliştiririz…?

1. Derin Nefes Alın: Daha fazla hava, kanınız –yani beyniniz- içerisinde daha fazla oksijen anlamına gelir. Nefesinizi burnunuzdan alın ve mümkün olduğunca diyafram kasınızı kullanarak ciğerlerinizin alt kısmını doldurmaya çalışın. Birkaç kez derin nefes aldığınızda bu sizin hem gevşemenizi sağlar, hem de daha net biçimde düşünebilirsiniz.

2. Meditasyon yapın: Şu an hemen uygulayabileceğiniz bir Meditasyon tekniği, yalnızca gözlerinizi kapayın ve dikkatinizi nefesinize yöneltin. Kaslarınızı gevşetmeniz meditasyonunuza yardımcı olacaktır. Eğer zihniniz gezinmeye başlarsa, dikkatinizi yalnızca nefesinize yöneltin. Beş-on dakikalık bir Meditasyon sizi gevşetir, zihninizi temizler ve özellikle zihinsel bir iş için sizi hazır hâle getirir. Bu konuda sitemizde yer alan Meditasyon uygulamalarından yararlanabilirsiniz..

Beyin Gücünü Nasıl geliştiririz…? yazısına devam et

Aşkın Sırrı

“AŞK’IN SIRRI”
Esselâmü Aleykûm ve Rahmetullahi ve Berekatuhu.
Değerli Gönül Dostlarım….
Bu Günkü Sohbetimiz Bir Mübarek Yolun, “Aşk” Yolunun Sırat-ı Müstakim Yolunun Sırları İle Bir Söyleşi Tadında, Bir Muhabbet Tadında “Aşkın Sırrı” Makalemi Muhabbetten Öte Gitmeyecek Ve Bir Öğreti Olarakda Görebilirsiniz.
Dostlar ;Aşk’ın Sırrı Her Yürekte Farklı Olduğu Gibi, Yaşamdada Farklıdır. Bazı Yürekler Vardır, Ocağın Üzerinde Saatlerce Isıtsan Pişmez, Ama Bazı Yürekler Vardır ki; “ALLAH” Dediğin Zaman Başlar Dumanı Tütmeye. Hani Hz. Ebubekir Efendimizi Peygamber Efendimiz’e Şikayete Gelen Komşusu Gibi.
-Yâ Rasûlallah Hz. Ebubekir Ciğer Pişiriyor, Kokusu Burnunuza Mis Gibi Kokuyor….
Tabiki Rasûlallah Efendimiz Olaya Müdahale Edip Bizzat Hz. Ebubekir Efendimize Gidiyor. Bakıyor Hz. Ebubekir Zikr-i İlahî İle Meşgul, Anlıyor Tabi Zikrin Şiddeti İle Yanan Yürek Kokusunu. Dostlarım Varmı Böyle Bir Yürek…? O Sıddık, Rasûlullah Efendimizden Sonra Gelen En Büyük İnsan. Aşkın Sırrı “ALLAH” Diyen Yürekte. Hani Diyor Yâ Derviş “Bir Hû Çeksem Karşı ki Dağlar Titrerdi. Aman Allahım.,Nasıl Bir Kalp. İşte Aşkın Sırrı. Mum Gibi Erimiyorsa İnsan, Yanmaktan Bahsetmesin. Hz.Mevlâna’nın

Aşkın Sırrı yazısına devam et

Tasavvufta Geçilecek Kapılar

Tasavvufta 4 kapı vardır;
1- Seriat Kapisi
2- Tarikat Kapisi
3- Marifet Kapisi
4- Hakikat Kapisi
Ogreti olarak bu kapilar birer birer gecilerek Hakikate ulasilir.

Ogrencilerinden biri Mevlana’ya sormus; “Efendim, bu 4 kapi meselesini ben pek anlayamiyorum. Bana anlayabilecegim bir lisanla anlatir misiniz?” “Simdi bak, karsi medresede dersini calisan dort kisi var ve hepsi rahlelerine egilmis. Sen git bunlarin hepsinin ensesine bir samar at, sonra gel sana
anlatayim.” Ogrenci gitmis, birincinin ensesine bir tokat aksetmis. Tokadi yiyen derhal ayaga kalkip arkasini donmus ve daha kuvvetli bir tokatla Mevlana’nin ogrencisini yere yikmis. Ogrenci dayagi yemis, geri donecek ama hocasina itaat var.Yaradana guvenip ikinciye de bir tokat aksetmis. O da derhal ayaga kalkip elini kaldirmis. Tam tokadi vuracakken vazgecip yerine oturmus. Ogrenci devam etmis, ucuncuye de bir tokat atmis. Ucuncu soyle bir kafasini cevirip baktiktan sonra calismasina devam

Tasavvufta Geçilecek Kapılar yazısına devam et