Ergun tarafından yazılmış tüm yazılar

Ergun

Ergun hakkında

HERKES CENNETE GİTMEK İSTER AMA ÖLMEK İSTEMEZ…ÖLMEDEN CENNETE GİDİLİR Mİ…?

Babamızla İlgili Güzel Bir Hikaye

Baba : Evladım seni çok göresim geldi, nerelerdesin?
Evlat : Baba çok işim var..

Baba : Evladım seni arıyorum, ama ulaşamıyorum.
Evlat : Baba toplantılarım var.

Baba : Evladım seni bugün yemeğe bekliyoruz.
Evlat : Baba arkadaşlarla önceden yaptığımız bir program var.

Baba : Evladım bir sesini duyayım dedim.
Evlat : Babacığım şimdi kapatmak zorundayım, ben seni ararım.

Baba : Evladım seni ne zaman göreceğiz?
Evlat : Baba çok işim var, bir ara uğrarım.

Baba : Evladım dün gece rüyalarıma girdin, iyi misin?
Evlat : İyiyim baba iyiyim.. Şimdi araba kullanıyorum, seni sonra ararım..

Babamızla İlgili Güzel Bir Hikaye yazısına devam et

Cuma Akşamınız Mübarek Olsun

İnsan insanı eziyor, kırıyor, üzüyor farkında olmuyor?
Ancak ezilip kırıldığında anlıyor.
Ezilmeden anlamaktır bütün mesele.
Allah sabrı neden tavsiye etmiştir kullarına?
Aceleciliği neden yasaklamıştır hayır yapmak dışında?
Sabır sana sınanmana karşı ön yargılı halleri bırakıp teslim olma hakkını vermiştir.
Acelecilik kulu uçuruma düşürür.
Allah sevdide yarattı, sevmeseydi yaratırmıydı?Sualine muhatap ol..!
Kırıllıyorsan, kırmamaya dikkat et..!
Üzülüyorsan üzmemeye dikkat et..!
Derviş bu yolda elem çekme, tasaya düşme..!
Sana gelen senin iyliğin için gelmiştir.
Sevgiliye sitem etme..!
Derin duyguların olsun, kum tanelerinden inciler yap yüreğinde.
Zamanın değerli onu iyi kullan alehinde.
Dünyanın derdi bitmez…
Sağlığın yerindeyse, canının istediğini yiyebiliyorsan.
Bir ailen varsa himayende bundan daha güzel kader varmı ?
İnceliyorsan görmen içindir her şey.
Aksine tükenmiyorsun olgunlaşıyorsun.
Olgunlukla ham taklidi yapma..!
İnsanın yüreği acır, sızısı çoktur.
Sızısı olan yüreklerde Allahın dergahı vardır.
Ayna sana ayandır.
Aynada senin elindedir.
Gayretten vazgeçme..!
Gönlün yolu mücadele etmektir.

Bir Sükut Etsem…!

Bir Sükût Etsem…!
Sükûtum İçime Aksa Durmadan Bir Şelale Gibi. Günlerce İçime Aksa Sükûtumun Göz Yaşları, Tıpkı Bilalin Göz Yaşlarının Toprağa Akması Gibi. Sensizliğim Bir Çığlık Olsa İçimden Bağıra Bağıra Suskunluğum Yansa Bir Saman Alevi Gibi. Sönse Artık Güneşim Yıldızlar Dökülse Tek Tek Yüreğime, Ve Her Yer Karanlık Olsa, Sessizliğim Karanlıkta Kalsa.
Suskunluğumu Elime Alsam Avuçlarımla Rabbime Sunsam. SUSSAM
SUSSAM Ve Ağlasam Aşk Diye, Lâl Olan Dilim’De Sessiz Çığlıkları mı Anlatsa, Kararan Gecenin Sahibine.
Yusuf Gibi, Adem Gibi Ağlasam Yanlız Kalan Suskunluğuma,
YANSAM
YANSAM Ve Gönlümdeki Gizlediğimi Rabbime Sunsam, Küllenen Sükûtumu.
Ah Bir Sussam Yunus Gibi, Bir Balığın Karnındaki Üzüntümü Sessizliğimi Tövbe İle Silsem…..
Rabbime Yalvarsam Nefsime Zulmeden Yüreğim İçin, Af Et Desem.
Derdimi Niğmet Bilip Şükretsem Rabbimin İmtahanıdır Diye.
Dert Bildiğimi Söylesem, Derman da Sende Desem Allaha,
İnlesem, Ağlasam, Sızlasam Yanan Kalbime Bir Ah Dokunsa, Sabret Dese Bir ayet, Okunsa Yanan Kalbime, Secde Et Ve Bağlansa Ellerim Göğsümün Üzerinde Bir Tekbirle ;ALLAHUEKBER.

Bir Sükut Etsem…! yazısına devam et

Kolay Ezberleme Metodları

Kolay ezberleme denilince hepimizin aklına öğrencilik yıllarında özellikle sınav zamanı kolay ezberleme yapabilmek için gösterdiğimiz o ulvi çabalar gelmektedir. Geçmişten bugüne beynin algılama konusundaki ve hafızada tutma yetisindeki yetenekleri hakkında pek çok araştırma yapılmış ve ezberleme durumu üzerine temel belli başlı noktalara değinilmiştir.

Ezberleme durumu, kelime anlamıyla herhangi bir metnin sürekli olarak tekrarlandıktan bir müddet sonra hafızaya kaydedilmesi durumudur. Ezber yapılmaya başlandığı andan itibaren eğer beyin daha önceden ezber yapma konusunda tecrübeli değilse ezberlenmeye çalışılan şeyin ezbere alınması konusunda oldukça sıkıntılı süreçler geçirilmektedir. Ancak ve ancak kişi ezber konusunda inat edip başarabileceğini düşündüğünde konunun çözülmesi kolaylaşabilir.

Kolay Ezberleme Metodları yazısına devam et

Sümela Manastırının Tarihçesi

Sümela manastırı Trabzon bölgesinde bulunan Maçka ilçesinin sınırlarında bulunan Altındere köyünde inşa edilmiştir. Sümela manastırı tarihi eserler konusunda tarihi dokusu ve kendisi hakkında ortaya atılan iddialarla oldukça önemli bir yere sahip olmaktadır.

Bu manastır, kurulduğu dönemden itibaren pek çok Ortodoks Hristiyanın aktif olarak kullandığı bir kilise haline gelmiştir. Bir dağın yüzeyine inşa edilmesiyle zaten yeterince ilginç olan Sümela manastırı, oldukça da geniş bir alanı kaplamıştır. İçerisinde ana kaya kilisesi, mutfak, misafirhane, bir kaç şapel, kütüphane ve öğrenci odaları bulunan manastırın giriş kısmında da bir su kanalı vardır. Manastıra su taşıdığı düşünülen bu yapının bir kısmı zamanla kırılmıştır.

Sümela Manastırının Tarihçesi yazısına devam et

2017-2018 SEZONU SPOR TOTO SÜPER LİG 8. HAFTA MAÇ SONUÇLARI VE PUAN

2017-2018 SEZONU SPOR TOTO SÜPER LİG 8. HAFTA MAÇ SONUÇLARI VE PUAN DURUMU
8.HAFTA MAÇ SONUÇLARI

GENÇLERBİRLİĞİ2 – 1BEŞİKTAŞ A.Ş.
KARDEMİR KARABÜKSPOR1 – 0KAYSERİSPOR
MEDİPOL BAŞAKŞEHİR FK2 – 1AYTEMİZ ALANYASPOR
ATİKER KONYASPOR0 – 2GALATASARAY A.Ş.
ANTALYASPOR A.Ş.1 – 3GÖZTEPE A.Ş.
KASIMPAŞA A.Ş.2 – 3DEMİR GRUP SİVASSPOR
TRABZONSPOR A.Ş.1 – 6TELESET MOBİLYA AKHİSARSPOR
FENERBAHÇE A.Ş.3 – 1EVKUR YENİ MALATYASPOR
BURSASPOR3 – 1OSMANLISPOR FUTBOL KULÜBÜ

2017-2018 SEZONU SPOR TOTO SÜPER LİG 8. HAFTA MAÇ SONUÇLARI VE PUAN yazısına devam et

Ey Yar Sözüm Manada

Ey Yâr!
Sözün mânâya değdiği noktadayım!
Nazarın kalpleri yaktığı demde.
Dilin hâle sükût ettiği,
Kalbin sonsuza meylettiği yerdeyim.
Elemin merkezindeyim ey Yâr, melâlin gölgesinde,
Bekleyişler arefesindeyim.
Söyle ey Yâr!
Hüznümü Sana nasıl arz etmeliyim?
İçinde Sen geçen cümleleri ezber mi etmeliyim?
Derdi heybeme yükleyip yitik diyarlara mı gitmeliyim?
Hasretini sabırla bertaraf mı etmeli;
Yoksa bu hasrete şükrü mü öğretmeliyim?
Söyle ey Yâr! Seni nasıl yâd etmeliyim?

Ey Yar Sözüm Manada yazısına devam et

Türk Kültürünün Tarihsel Gelişimi

Türk Kültürünün Tarihsel Gelişimi

Türk Kültürünün Tarihsel Gelişimi ile Türk Kültürünü ortaya çıkartan kültürel akımlar, 9000 yıllık bir serüven ile yoğurularak günümüze kadar ulaşmış, Türklerin tarihlerine özgü bir kültürel doku meydana getirmiştir.

Türk Kültürünün Tarihsel Gelişimi ile Türk Kültürünü ortaya çıkartan kültürel akımlar, 9000 yıllık bir serüven ile yoğurularak günümüze kadar ulaşmış, Türklerin tarihlerine özgü bir kültürel doku meydana getirmiştir. Türk Kültürü olarak tanımladığımız bu kültürel olguv, Türklerin etkin ve sosyal kimliklerinin kazanımlarını incelememizde bize çok önemli bulgular sunarak Tarihsel süreçleri doğu yorumlayıp tereddüt ettiğimiz noktalarda teyit olanağı sunar.

Kültür, bir toplumu ve milleti meydana getiren yegane unsurdur. Her ne kadar toplumların ayrışmasının etnik ve genetik faktörleri varsa da bu faktörler Kültürel ayrışma olmadan tek başına bir milleti oluşturmaya yetmeyecektir. Zira bir toplum, alışkanlıklarıyla, toplumsal davranış ve gelenekleriyle müstakil bir kültüre sahip olduğu zaman kendisini diğer toplumlardan soyutlar ve ayrı bir millet olduğunu düşünür. Toplumlar, farklı etnik kökene sahip olsalar bile aynı kültürel alışkanlıklarla yaşadığı zaman kendisini ayrı bir millet olarak görmeyecek ancak aynı etnik kökene sahip olsa bile ayrı kültürel alışkanlık ve geleneklere sahip oldukları zaman söz konusu ayrışmanın gerçekleşmesi kaçınılmaz olacaktır.

Türk Kültürünün Tarihsel Gelişimi yazısına devam et

Huzeyfe Bin Yeman

Huzeyfe Bin Yeman
Sevgili Peygamberimizin sırdaşı.

Huzeyfe bin Yemân hazretleri şöyle anlatıyor:

“Hendek savaşının en şiddetli safhaya ulaştığı bir sırada, bir gece yarısı -ı kirâmdan bir grup olarak Resûlullahın yanında idik. Öyle bir gecede bulunuyorduk ki, ondan daha karanlık bir gece görmemiştik. Bu şiddetli karanlıkla birlikte gök gürültüsünü andıran korkunç bir rüzgâr da esmeye başlamıştı.

Ok ve taş atma

Bu sırada müşrik ordusu, telâşa kapılıp, kendi aralarında anlaşmazlığa düşmüşlerdi. Peygamber efendimiz bize onların bu hâlini haber verdi. Resûluluh efendimiz gece bir miktar namaz kıldıktan sonra yanıma geldi. Soğuktan ve açlıktan iki dizim üzerine çöküp büzülerek oturuyordum. Bana dokunarak buyurdu ki:
– Git şu kavim ne yapıyor bir bak! Yanıma dönüp gelinceye kadar onlara, ok ve taş atma. Mızrak ve kılıç vurma. Sen benim yanıma dönüp gelinceye kadar, ne soğuktan, ne sıcaktan zarar görmeyeceksin, esir edilip, işkenceye de uğramayacaksın.

Huzeyfe Bin Yeman yazısına devam et

Aşk-ı Nar

AŞK-I NAR

Ey Benim Nasibime Düşen Narı Aşk
Yüreği Sınırsız Şarabım, Damlattıkça Ruhuma Seni, Olurdun Gönlüme Saki.
Ey Benim Şehadetim, Hazana Revanım Aşk Makamım, Sarıldıkça Sükûtuma, Muhabbetim Olurdun, Eyvallahım Olurdun, Sevdama Kor, Yüreğime Köz, Siyah Geceye Kokun Düşerdi.
Ey Cennet Bakışlı Yâr…
Sır İçinde Gönlüme Düşen Mabedim ;
Sana Doyamayışımın Sebebi Göğsümün Cennetine İsminle Duâ Edişimdir….!
Ravza Kokusuna Teslim Oluşum, Enderinime Bir Hançer Gibi Saplanışın, Aynaya Cismaniyetinle Sır Oluşundandır. Kevseri İkram Etti Göz Yaşların, Yüreğime Davet Ettiğim Yâr, Ey Benim Gönül Sızım….!
Aşk İle Ömrüme Hüzün Katışım, Sımsıkı Sarıl Gönül Turâbıma, Gölgende Secde Edeyim Rabbime Aşk İle….
Gülünce Yüreğime Vuruyor Sevincin, Koşup Sana Varasım Geliyor, Aşkın Kalbine Damlayan Nar’ı Gibi. Bazen Kağıt Yerine Uzatıyorum Yüreğimi Yunus’ca….
Yaz Aşkı Yüreğime Hazan Olsun Kelimelerim Bir Nefeste.
Ellerini Yüzüne Sür İçinden Geçen Dualarına Bende Amin Diyorum Kelamlarına…
İçime Bişey Gelip Oturunca Sen Zannediyorum, Can Vermekten Nefes Almayı Unuttuğum,,,,,

Aşk-ı Nar yazısına devam et

Bülbülün Güle Aşkı

Meşhur hikayedir bülbül sabahadek beklermiş gülün başında..
Ötermiş bülbül hasretle En güzel Nameleri yüreğinden kan damlatarak…
EY gonca aç ki yüzünü göreyim diye
Sevgiliye…
Gül sabaha dek Dinlermiş bülbülün Hasret kokan Namelerini…
Kavuşmak özlemiyle yanar kan kırmızıya boyarmış…

Ve Nihayet tam gün ağarırken tahammülü kalmaz umudu bitermiş
Bülbülün…
Alır başını gidermiş. Tamda bülbül giderken Gül açarmış gonca yanaklarını al al vuslat kırmızısı yanaklarını.
Her gece baştan yaşarmış bu öykü…

Bülbülün Güle Aşkı yazısına devam et

Dram

Dram

Dram (Alm. Drama, Fr. Drame, İng. Drama), hayâtı, acıklı ve bazen güldürücü yönleriyle bir arada işleyen; insana toplum içindeki vazifelerini hatırlatan; ahlâkî değerleri ön planda tutan; nesir ve nazım şeklinde sahnede oynanan bir tiyatro türü.

Kelimenin aslı Yunanca “drama” tabirinden gelmekte olup, lügatte “rol yapmak, işlemek, hareket, etkilemek, temsil etmek” gibi mânâlara gelmektedir. Günümüzde, her çeşit tiyatro eserine ve bunların sahnede oynanmasına “dram” denir. Bu kısa târiften anlaşılacağı üzere, dramlar nazım veya nesir hâlinde olabilir. Dramlar, belli hayat dilimlerini ve belli karakter ve düşünüşleri aksiyonlar adı verilen, sıra sıra ve birbirine bağlı hâdiselerden ve bu hâdiselerin belirli bir sonuca yönelen diyaloglarından faydalanılarak yazılır. Bu yazılı eserler tiyatro sanatçıları tarafından sahnede oynanır. Edebiyât târihçilerine göre, diğer edebî nevideki eserler henüz teşekkül etmeden, dram mâhiyetindeki eserler eski çağlardan beri mevcuttu. Eski çağlarda yaşayan bâzı kavimler, bir hikâyeyi, yâhut acıklı, sevindirici hadiseleri, güzellikleri, kahramanlıkları nazım veya nesir hâlinde dile getirmek için en tesirli vâsıta olarak dramı seçmişlerdir.

Dram yazısına devam et