Ergun tarafından yazılmış tüm yazılar

Ergun

Ergun hakkında

HERKES CENNETE GİTMEK İSTER AMA ÖLMEK İSTEMEZ...ÖLMEDEN CENNETE GİDİLİR Mİ...?

Aşk’ın Mihmandarları

Öyle Erkekler Vardır Yüreğine Şiir Dokunulası,
Öznesi AŞK,Yüklemi Sevda,Kalbi Nar Olan,
Sakalına Mısralar Dizilir,Gizli Dualar Edilir
Baş Döndüren Rüyadır…..
Allah İle Kalp Arasında Gönül Ehlidir Onlar.
Ucu Bucağı Gözükmeyen Bir Ummandır onlar.
Sonu Görünmeyen Bir Sahradır Onlar,,,,
Belkide Bin Yılda Gelen Lütfu Aşktır…..
Rahmana Şükürdür Onların Aşkı
Dili Raks Eder Dimağına
Ruha Şifadır,Sesi Alemi Aşka Devadır…..

Aşk’ın Mihmandarları yazısına devam et

Kara Kedi Ve Uğursuzluk

Kara Kedi Neden Uğursuzluk Getirir?

Kara kedinin uğursuzluk getirmesine yönelik öyküler milattan önce 3000’li yıllara dayanır. Eski Mısırlılar döneminde kedi kutsal bir varlık/yaratık olarak görülürdü. Hatta bugünün tam tersine siyah kedilerin ulu birer tanrıça olduğu kabul edilmişti. Eski Mısırlılar kediler konusunda o kadar ileri gitmişlerdi ki kedilerin hastalıkları ve kedilerin ölümden koruyabilmek için kanunlar dahi yapılmıştı.

Siyah kedilerden nefret edilmesinin ana sebebi işte Eski Mısır dininde ki bu kedilerin kutsal kabul edilmesidir. Sonradan ortaya çöıkan Hıristiyanlık dini kendinden önceki dini inanışları yok edebilmek adına kendisinden önceki kültürlerin güzel sembollerini yok edebilmek için tam tersini kabul edip bu şekilde bilgiler yaymaya başladı. İşte bu siyah kedi inanışıda ortaçağ dönemlerinde ilk olarak İngiltere’de başladı.

İngiltere’de ortaçağ döneminde kedi besleyen kişiler yalnız fakir ve yalnız yaşayan ihtiyar insanlardı ve kedilerin sayısı da ülke genelinde hızla artınca bu hayvancıklar iyicene gözden düştüler. Cadılık ve büyücülük ile uğraşanların peşine düşmüş bir Hıristiyan alemi olmayan cadıları yakalayabilmek için kedi besleyen yalnız kadın ve ihtiyarları gözüne kestirmiş ve özellikle siyah ledi besleyen kişiler için akla hayale gelmeyecek hikayeler uydurarak bunu halk arasında yaymıştır. Bu korku dolu hikayelerden korkan halk da artık ne siyah kedilerden ne de bunları besleyenlere karşı iyi duygular hissetmemeye başladı. Cadı avı dönemine gelen bu zamanlarda bir çok yaşlı kadın kedileri ile birlikte diri diri yakılmıştır. Siyah kedinin uğursuzluk getirdiğine dair inanışın temeli bu şekildedir.

kaynak; NKFU

Lafla Peynir Gemisi Yürümez

LAFLA PEYNİR GEMİSİ YÜRÜMEZ.

Bazı insanlar vardır: “Şöyle yaparım, böyle yaparım’” diye durmadan konuşurlar. Ama ortada yapılan hiçbir şey yoktur. Bu söz, işte bu tür davranışı yermek için söylenir.

Peynir dolu gemi kendi kendine yürümez, gitmez. Onu yürütecek bir yakıta, enerjiye gerek vardır. Örneğin gemi motorluysa mazota, buharlıysa kömüre başvurulacak. Bunlar olmadan, “yürü” demekle gemi yürür mü?

Yapılacak işin koşullarını, araç ve gereçlerini hazırlayacaksınız. Sonra ona uyan en uygun çalışma yöntemini seçeceksiniz. Başladınız mı, arkası kendiliğinden gelir. Bazı insanlar çenelerine güvenir. Söylediklerinin %1 ‘ini bile gerçekleştirmez, atar tutarlar. İlk başta ne kadar çok şey biliyor yada yapıyor diye düşündüğümüz bu insanların aslında konuşmaktan başka bir şey yapmadıklarını görmek hiç de şaşırtıcı olmaz. Oysa bu enerjilerini çalışmaya harcasalar ne işler çıkabilir ortaya.

Şunu unutmayalım: Çok konuşmak, zamanı boşu boşuna harcamaktan öte bir işe yaramaz. Büyük ülkeler, çok konuşarak değil, çok çalışarak kalkınmışlardır.

Konyada Olan Şeyh Bedrettinin Çocuklarına 1. Mahmudun Kanunnamesi

Mahmut Bin Mustafa Kanunname-i Kebir’i

Badr-ı mükerrem müsşir-i müfahham nizam-ü-l âlem Elcumhur bil fikr-issakip mütemmimi mebham-ül-enam bil rey s-saip mümehhidi bünyan-üd-devle velikbal mesnedüerkân-üs-saade veliclâl el mahfufu bi-sunufu avatıf ülmelik elâla Karaman valisi vezirim (Belgenin aslında vezirin adı yazılmamıştır) Paşa edam-allahü teâlaiclâlüh-u ve kıdvet-ün nuvvap-elmüteşerriin Bozkır kazasında nâib-üşşer olan mevlâna zide ilmehu tevkii refii humayun vasıl olıcak malûm ola ki sen ki mevlânayı mumaileyh İbrahim zide ilmehusin süddei saadetime mektup gönderüp Beyşehri Sancağında Bozkır Nahiyesinde Karyei Karacaardıç Cemaatından şurefai meşayıha yirmi bir nefer meskurdan merhum Seyyid Bedrettin evlâdından olan merhum Şeyh Ali Semerkandi kuddese celâlehu seyyidi ve sadattan olduklarına binaen selâtını maziyeden ve Hüdavendigârdan ellerinde cemi rüsumattan ve tekâlif-i urfiyeden emin olmalarına ahkâm-ı şerifeleri olmağın ellerinde olan kadimi beratta, bağlarından ve kovanlarından öşür ve asiyablarından resim alınmamak üzere defteri cedide muaf kayıt olundu.

Konyada Olan Şeyh Bedrettinin Çocuklarına 1. Mahmudun Kanunnamesi yazısına devam et

Allah İçin Ağlamak Güzeldir

Meşhûr velîlerden Ahmed bin Ebü l-Havârî (rahmetullahi teâlâ a- leyh) buyurdular ki: “Ağlamanın en güzeli ve iyisi, İslâma uygun olma­yan amellerle geçirilen ömür için kulun ağlamasıdır.”

Gâziantep velîlerinden Aydî Baba (rahmetullahi teâlâ aleyh) Allahü teâlânın aşkı ile çok güzel şiirler söyledi. Dîvânında hocasının vefâtı üze- rine yazdığı mersiye şöyledir:

AĞLAYU AĞLAYU

Şeyhim bekâya gitti ben kaldım ağlayu ağlayu

Aktıkça kan bu dîdeden sildim ağlayu ağlayu

Geldi dil deryâsı cûşa, döndüm ol demek bî-hûşa

İhtiyârsız başım taşa, çaldım ağlayu ağlayu

Arttı derdim âh ile, göz kan döker dilhâh ile

Ser-tâ-kadem eyvâh ile, doldum ağlayu ağlayu

Yandı dil nâr-i furkata, sabrolunmaz bu hasrete

Şimdi deryây-i hayrete, daldım ağlayu ağlayu

Allah İçin Ağlamak Güzeldir yazısına devam et

Bi Nefeslik Şifa

Yâ Rabbî!
Yâ Rabbî!
Yâ Rabbel Âlemîn!
Sahrada kalmış bi gecenin susuzluğunda
damağa râm olmuş dilim dudagım.
Her bi zerre’i mahlukâta sinen
rahmetinden rûhuma bahş etmez misin?
Can kırıklarıyla dolu heybeme
Bi nefeslik sifa, AŞK üflemez misin?
Bu gecenin sabahı yok gayri,
Cesedimi alıp da çıkıyorum sefere
Ruhumu bedel biraktim İSTANBUL a yedi
tepede..

Bi Nefeslik Şifa yazısına devam et

Hz.Talha Gibi Seveceksin

Seveceksen Hz.Talha gibi seveceksin…!

Nasıl mı? Anlatayım..

Rümeysa’ya aşıktır Talha.. O zamanlar müslüman değil daha.. Yolda giderken bakıyor ki Rümeysa orda.. Duruyor, daha önce Rümeysa’ya dediklerini tekrarlıyor;

“Seviyorum Rümeysa Seni, evlen benimle”..

Rümeysa içten içe beğenmesine rağmen kabul etmiyor. Neticede o bir müslüman değil..

Hz.Talha Gibi Seveceksin yazısına devam et

Dünya Manyetik Kutuplaramı Kayıyor….?

Rus bilim adamları, “dünyanın manyetik kutuplarının kaymakta olduğunu” tartışıyor. Bu kaymanın dünyayı Hiroşima’ya çevireceğini savunanlar bile var.

Londra Üzerindeki Pembe Işık

Rus bilim adamlarından Kara Kuvvetleri Merkezi Askeri Enstitüsü’nün baş araştırmacısı Yevgeni Shalamberidze, dünyanın manyetik kutuplarının kaymakta olduğunu ve bu kez farklı olduğu iddiasıyla ortalığı karıştırdı. Rus bilim adamları ikiye bölündü.

Sebebi Açıklanamayan Uçak Kazaları

Shalamberidze, manyetik kutupların şimdiden 200 kilometre kadar yer değiştirdiğini açıklarken “Manyetik alanların değişmesi dünyayı koca bir Hiroşima’ya çevirebilir. Yani nükleer kış etkisi yaratabilir. Kuşların, balina ve yunusların yön şaşırması, sebebi açıklanamayan uçak kazaları etkinin işaretleri.” uyarısında da bulunuyor.

Dünya Manyetik Kutuplaramı Kayıyor….? yazısına devam et

Ey Benim Hicretim….!

Ey Benim Hicretim….!
Yüreğime Vahyin Düştüğünde, Sana Gidişimi Hicret Bildim. Ey Hicretime Mekke Gibi Yandığım Yâr. Yüreğim Şimdi Seni Hira’da Beklemektedir. Bu Akşamda Sana Hicret Etti Yüreğim. Ey Benim Sebeb-i Hüznüm, Sana Hicret Eden Yüreğimi İnfaz Ediyor Sükût’un. Derdin Varsa İçine Kapanma, Secdeye Kapan Ey Sevgili.
Bahçendeyken Gönlünün Narına Düşsem, Yandığım Nedir Acaba..? Beni Sendiye Söylermi Dudakların…?
Ey Yâr Sana Gitmeyi Hicret Bildim Herzaman, O Yüreğinden Gelen Sesleri, Duydum Aşk Bildim, Gel Deyişini, Belki Bir Serzenişti, Belkide Ruhunun Tınısındaki Hezeyan.
Ey Yâr, Aşka Hicret Ettim, Baki Bir Kalbe Doğru. Sefer Der Vatan Dedim, Vatan Bildim Yüreğini. Cemâlinden Başka Suret Görmedim Seraplarda. Hira’ya Denk Geldim Yolda, Kudretiyle Karşımdaydı, Hasbial Ettim Sükût’umla. Şeb-i Aruz Niyetiyle Döndüm Etrafında, Ey İsmini Hira Diye Söylediğim Yâr….! Nasibim, Helalim, Cancazım Diyerek Çektim Tesbihimi. Maveraya Hicret Ettim, Yüküm Sevdaydı , Nefesim İnşirah… Kana Kana İçtim Abu Hayatı Avuçlarından Dualar Eşliğinde.
İsmin Düşüyordu Sadrıma Hep, Ah İsmi Yâr Sana Hicret Etmeseydim Tarumar Olurdum Bu Aşk Denizinde.

Ey Benim Hicretim….! yazısına devam et

Destimal-i Şerif

Destimâl-i Şerîf
Sarayda harikulâde bir gün
Millet, geleneğin bağrında yeşerir…

Gelenekse, güçlü bir devlet teşkilatlanması ile hayâta geçer…

Yaklaşık on asırdır Anadolu’da üstelik açık ya da üstü kapalı düşmanlıklara karşı koyarak yaşamaya çalışıyoruz.

Yahyâ Kemâl, Paris’te geçen öğrencilik yıllarında, millet ile vatan toprağı arasındaki bağlantıyı öğrenince Türk milletinin Anadolu’daki târihini aramaya koyulmuştu.

Ona göre 1071 yılında Malazgird’in kilidini açarak Anadolu’ya giren Türkler, bu topraklara yaklaşık on asra dayanan büyük bir mühür vurmuştu.

Destimal-i Şerif yazısına devam et

Ey Benim Yürek Yangınım…!

Ey Benim Yürek Yangınım…!
Hayata Tutunuşum, Dört Elif Miktarı Nefes Alışım. Ravza Kokulu İnce Sızım, Dört Tarafa Baktığımda Aşkı Görüşüm, En Güzel Duâm, Güneşim, Ay’ım, Mutluluğa İlk Adım Atışım. Hayatıma Gelinlikle Girip Kefenle Çıkışım, Göz Yaşı İle Islanmış Seccadem. Sebebim, Caanım, Arzuhalim, Sevdiğim, Gönül Gülüm,,,,,
Ey Benim Yürek Yangınım…!
Bedbaht Olan Zamana Yenilmiş, Aşk Kokan Gizli Mabedim, Bir Gün Olur Belki Yüz Yüze Bakarız, Ne Olur Kalbimi Kırarak Gitme. Bırak Sızlasın Yüreğim, Hatta İnlesin, Biliyorsun Kalmaz Bu Acılar, Kalmaz Zaman Geçer, Belki Döner Gelirsin Dizlerime, Ozaman Bir Buse Hakkındır.
Ey Benim Yürek Yangınım…!
Bu Tende Bu Can Sana Sana İkramdır,Bu Sükût Eden Yüreğim Ayandır. Gül Kokulu Ellerinle Bu Caana Duâ Edermisim..? Ey Gül..! Sendeğilmisin Büllbülü Aşık Eden, Sen Değilmisin Durakta İsmi Yazılı Olan, Arıların Balında, Güvercinlerin Kanadında, yazılı Olan….

Ey Benim Yürek Yangınım…! yazısına devam et