Hoşgeldiniz...Sitemizde Toplam 53 Ana Başlık altında, 3281 yazı ve 2590 yorum bulunmaktadır.

«

»

Mar 16 2014

AŞI,SERUM VE ARALARINDAKİ FARKLAR

milli_asiSERUM
Serum hafif şurup kıvamında sarı ve berrak bir sıvıdır; plazmadan farkı içinde fibrinojen bulunmamasıdır çünkü pıhtılaşma esnasında bu madde parçalanarak fibrini çökeltir; tel tel olan fibrin de kan yuvarlarına sarılarak pıhtıyı meydana getirir. Serumun kimyasal bileşiminin bilinmesi önemlidir çünkü bu bileşim çeşitli hastalıklara göre değişiklikler gösterir.Serum, bol albüminli, sulu bir sıvıdır. İçinde ayrıca diğer azot bileşikleri (üre, amino asitler, kreatin, ürik asit), glüsitler (glikoz), lipitler (yağ asitleri, fosfoaminolipitler, steroller), maden iyonları (sodyum, potasyum, kalsiyum, demir) bulunur. Serumun bileşimindeki bellibaşlı maddeler şunlardır (litrede gr olarak):

Su : 800

Toplam protitler : 78

Serum-albümin : 46

Globülinler : 32

Üre : 0,30

Amino asitler (azotlu) : 0,04

Toplam kreatin : 0,04

Ürik asit : 0,05

Glikoz : 1

Toplam lipitler : 5,5-10

Yağ asitleri : 4

Forforlu lipitler : 1

Esterli kolesterol : 1,2

Serbest kolesterol : 0,4

Toplam kolesterol : 1,6

Sodyum iyonu : 3,25

Potasyum iyonu : 0,19

Kalsiyum : 0,1
Magnezyum : 0,02
SERUM
Serumun içinde değişik yapıda daha başka maddeler, özellikle enzimler bulunur. Serumun içindeki bütün bu maddelerin oranı yaşa, cinsiyete, günün vaktine, çeşitli hastalık durumlarına göre değişir. Serum tahlili, biyolojik kimyanın ve serolojinin önemli bir dalını teşkil eder.
Kan bekletilip pıhtılaştırıldığı zaman ortaya çıkan berrak sıvı. Kan vücut dışına alınıp bir cam kaba konulduktan bir süre sonra pıhtılaşır. Bu durum kanın içinde erimiş halde bulunan ve fibrinojen denilen plazma proteininin erimeyen fibrin hâline dönüşmesindendir. Kan içindeki hücreler bu fibrin içinde kalır. Büzülen fibrin sebebiyle ortaya berrak bir sıvı çıkar ki buna serum denir. Pıhtılaşmamış kandan hücre elemanlarının ayrılmasıyla elde edilen sıvıya ise plazma adı verilir. Serumda fibrinojen ve diğer bâzı pıhtılaşma faktörleri bulunmadığı halde plazmada bu sayılan maddeler de mevcuttur.

Kan serumundan bâzı hastalıkların mikroplarını kapmış kimselerin tedâvisinde faydalanılır. Bu maksatla kullanılacak serumların hazırlanışı şöyledir:

Önce hastalık mikroplarının kuvveti azaltılarak beygir inek gibi hayvanlara aşılanır. Hayvanlar bu mikropların etkisiyle hasta olurlar. Vücutlarında bu mikroplara karşı koruyucu maddeler antikorlar meydana gelir. Bu koruyucu maddeler yeterli dereceyi bulunca hayvanın kanı alınır serumu ayrılır. İşte bâzı hastalıklarda kullanılan serumlar içinde koruyucu cisimleri çoğalmış bu serumlardır.

Serum bir çeşit ilâçtır. İğne enjeksiyon ile vücuda verilen serum sâyesinde birçok hastalık iyi edilir. İmmunoloji (bağışıklık bilimi) de serumlar ihtivâ ettikleri globulin (bir cins protein)ler bakımından normal serumlar ve bağışık serumlar diye iki grupta toplanabilirler.

1. Normal serumlar: Kanı alınan hayvan evvelce insanlar için zararlı olan hiçbir hastalıkla karşılaşmamışsa bu hayvanlardan elde edilen serum özel antikor taşımaz normal serumdur. Bu tür serumlar laboratuvarlarda mikrop besi yerlerinin hazırlanmasında kullanılırlar.

2. Tedâvi edici serumlar: Bunlar immun globulin (serum globulininin en ziyâde antikor ihtivâ eden bölüm)leri ihtivâ eden serumlardır. Hastalık yapan mikroplar ve bunların zehirleriyle önceden özel işlem görmüş bağışıklanmış hayvanlardan veya insanlardan elde edilen serumlardır. Bunların pratikte koruyucu ve tedâvi edici olarak geniş kullanma alanları vardır. Genellikle bağışık serum üretiminde beygirler kullanılmakla berâber sığır koyun katır ve merkep gibi hayvanlar da kullanılırlar. Serum etiketinde hayvan türü özellikle

Serumlar ihtivâ ettikleri antikorların türüne göre antitoksik antibakteriyel antiviral ve antivenom olmak üzere başlıca dört grupta toplanabilir. Son zamanlarda tetanoz aşısı yapılarak bağışık olması sağlanankızamığa boğmacaya kuduza vb. ne karşı globulinler yapılabilmektedir.

Serumların yan tesirleri: Hayvan kökenli serumlardaki proteinler insan vücudu için yabancı olduklarından bu gibi serumlar insanlara uygulandıklarında yabancı proteinlerin bir an önce atılmalarını sağlamakolaylar gelişir. Bu olayların sonucu bâzı kişilerde klinik belirtiler ortaya çıkabilir. Bunların tamâmına serum reaksiyonları veya serum yan tesirleri denilmektedir. Klinik belirtileri birbirine benzeyen bu yan tesirler:

a) Anafilâktik şok (âni allerjik tezahür): Az rastlanılmakla berâber bu tip etki serum enjeksiyonunu tâkip eden bir iki dakika veya en geç yarım saat içinde ortaya çıkar. Kişide tansiyon hızla düşer hasta güçlüklegenişler şuur kaybolur bâzan ödem kurdeşen ve ishal görülür. Zamânında yardım edilmezse kalp durması sonucu hasta ölebilir.

b) Serum hastalığı (geç tepki): Çoğunlukla tetanoz botülizm veya yılan zehirlenmesi gibi hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak maksadıyla kana şırınga edilen seruma karşı hasta vücûdunun gösterdiği allerjik

İmmünoglobülinler bakımından iyice saflaştırılmış serumlar kullanıldığında serum hastalığı sözkonusu değildir.

c) Arthus fenomeni tipinde lokal reaksiyon: Çok az rastlanır. Birkaç defâ serum almış kimselerde serum uygulanmasından 24-48 saat sonra enjeksiyon yerinin şişmesi sertleşmesi ve aynı yerdeki cilt cilt altı dokularının bir süre sonra ölümüyle karakterize klinik tablodur. Genel reaksiyon yoktur. Tehlikeli sonuçlar vermez.

Ciddiyet göstermeleri sebebiyle serum yan tesirlerinden hastayı korumak için; geçmişinde bir defâ serum tedâvisi uygulanan yâhut anaflaktik reaksiyonlara hassas olduğundan şüphe edilen bir kişiye serum yapmak gerekiyorsa aşağıdaki biçimde hareket edilir:

Uygulanacak serumun 1/10 sulandırılmış numûnesinden ön kolun cilt içine 01 ml enjekte edilmesinden 15 dakika sonra kurtdeşen tipinde bir kabarcığın meydana gelmesi kişinin hassas olduğunu belirtir. Bu durumda başka bir hayvan türünde hazırlanmış serumla aynı işlem yapılır. Yeni seruma karşı hassasiyet hasıl olmazsa bu serumun gerekli miktarı cilt altına veya adale içine enjekte edilir.

Bağışık serumların isimlendirilmelerinde “antitoksik” kelimesi ortaya konarak bu kelimenin başına etken mikroorganizmanın adı ve sonuna üretildiği hayvan türü yazılır. Misal Difteri antitoksik beygir serumu gibi. Yurdumuzda insan sağlığında kullanılmak gâyesiyle aşağıda isimleri sıralanan bağışık serumlar üretilmektedir.

1. Antitoksik serumlar: a) Difteri antitoksik beygir serumu b) Tetanoz antitoksik beygir serumu c) Gazlı Gangren Antitoksik beygir serumu d) Akrep Antivenom beygir serumu.

2. Antibakteriyel serumlar: Şarbon Antibakteriyel beygir serumu.

3. Antiviral serumlar: Kuduz Antiviral merkep veya beygir serumu.

AŞI HAKKINDA
Aşılamanın temelindeki ilkebakteri ve virüs gibi enfeksiyon etkenlerini yada çeşitli zehirli maddeleri belirli işlemlerden geçirdikten sonra kişiye vererek vücudun bu maddelere karşı antikor üretmesiniyani bağışıklık kazanmasını sağlamaktır. Böylece vücudunhazırlıklı olduğu hastalık etkenlerinden biriyle karşılaştığında Önceden oluşmuş antikorlar sayesinde bu maddelerle savaşması kolaylaşır.

AŞILARIN BİLEŞİMİ

Aşılar ya hastalık etkeni olan mikroorganizmalardan(bakterivirüs vb)yada bunların ürettiği zehirlerden yapılır. Vücuda verilmeden önce çeşitli işlemlerden geçirilen aşının hastalık yapıcı etkisi ortadan kaldırılır. Ama bu işlemler aşının antijen özelliğini ve vücutta antikor oluşturma etkisini engellemez. Başlıca aşı tipleri şunlardır:

• Canlı aşılar-Enfeksiyon etkeni mikroorganizma ısıtmakimyasal işlem gibi çeşitli yöntemlerle zararsız hale getirilerek vücuda verilir. Bazen de enfeksiyon etkenine benzeyen daha zararsız bir mikroorganizma kullanılır. Örneğinçiçek aşısında inek çiçek hastalığının etkeniverem aşısında da hastalık yapma gücü

• Ölü mikropların kullanıldığı aşılar-Örneğin boğmaca ve kolera hastalıklarında bu tip aşılar kullanılır.

• Mikropların ürettiği zehirleri(anatoksin)içeren aşılar-Bu tip aşılarda formol gibi kimyasal maddeler yada ısı kullanılarak zehrin hastalık yapıcı etkisi yok edilirama antikor yapımını uyaran etkisi korunur(tetanos aşısıdifteri aşısı vb).

AŞILARIN ETKİ MEKANİZMASI

zayıflatılmış BCG denen verem basili kullanılır.
Canlı aşılarla vücuda giren mikroorganizmalar çoğalmaya başlarama bunlar etkisizleştirilmiş olduğundan üremeleri hastalıkla sonuçlanmaz yada ancak çok hafif belirtiler gelişir. Sonuçta gerçek mikropların oluşturduğuna benzer bir bağışıklık ortaya çıkar. Aşılanmadan en erken 2-3 hafta sonra gelişen bu bağışıklık yıllarca sürer.

Ölü aşılar ve anatoksinler hastalık belirtilerine yol açmazama vücutta bunlara karşı antikor üretilir. Gene de tam bir bağışıklık oluşması için aşı dozu birkaç kez yinelenmelidir.

Bunların yarattığı bağışıklık canlı aşılarınki kadar uzun süreli değildir. Yeni doğanlarda ve
Süt çocuklarında bağışıklık sistemi tam olarak olgunlaşmadığındanaşılara yanıt( göreceli olarak)zayıftır. İlk aşı(karma aşı)yaşamın ikinci ayından sonra yapılır. Aşıya en iyi yanıt çocukluk ve ergenlik döneminde alınır. Daha sonra bu etki azalır.

YAN ETKİLERİ
Yan etkiler aşının özelliklerine göre değişir. Canlı aşı yapıldıktan sonra gelişen yan etkilergerçek hastalığın hafif bir biçimi gibidir. Örneğin kızamık aşısından sonra hafif ateş ve döküntü ortaya çıkabilir.

Etkisizleştirilmiş maddeler içeren(örneğinölü bakteri yada virüsleranatoksinler)aşılar ise kızarıklıkaşının uygulandığı yerde şişlik ve ağrı gibi yerelateş ve kırıklık gibi genel durumlara yol açabilir.

Aşı komplikasyonları ağır ve hafif olarak ikiye ayrılabilir. Hafif komplikasyonlar aşıdaki çeşitli öğelere karşı gelişen alerji tepkimelerinin deride yol açtığı belirtiler ile aşının uygulandığı bölgedeki lenf bezlerinde şişkinlikten oluşur.

Ağır komplikasyonlar ise daha az görülür ve anafilaktik şok(ikinci kez karşılaşılan bir antijene karşı şiddetli alerji tepkisi) çırpınma nöbetleri(özellikle çocuklarda boğmaca kızamıkçiçek gibi aşılardan sonra)yada çok ender olarak beyin iltihabı gibi durumlara neden olur.

AŞILAMA YAPILAMAYAN DURUMLARDA
Özellikle canlı aşı uygulamasının sakıncalı olduğu durumlar arasında ateşishalgenel bitkinlikenfeksiyon hastalıklarıkalp hastalıklarıgebelik ve bebeğin erken doğmuş olması olabilir. Kortizon tedavisi görenlere aşı uygulanmaz. Çünkü kortizon bağışıklık sistemini etkileştirerek aşının içindeki maddeye karşı vücudun antikor üretmesini önler.

Kötü huylu tümörü olan hastalara canlı aşı uygulaması yapılmaz. Kanserin etkisiyle baskılanan bağışıklık sistemi nedeniyle ölü aşı ya da anatoksin aşısı da yeterli antikor üretmediğinden yararlı olmaz.

Merkez sinir sistemi hastalığı bulunanlara boğmaca aşısı kesinlikle uygulanmaz. Bu hastalara zayıflatılmış canlı aşılar uygulanırken de çok dikkatli olunmalıdır. Sindirim sistemi hastalığı bulunanlara çocuk felci aşısı uygulanmamalıdır. Alerjik özellikleri olan kişilerde ise yumurta proteini içeren aşıların kullanılması sakıncalıdır. Antihistaminik türü ilaçların koruyuculuğu altında öbür aşılar dikkatli bir biçimde uygulanabilir. Böbrek ya da karaciğer hastalığı bulunanlara BCG aşısı uygulanmamalıdifteri ve tifo aşısı uygularken de çok dikkatli olunmalıdır.

AŞI ÇEŞİTLERİ

• ÇOCUK FELCİ AŞISI
Bu aşı ağız yoluyla doğrudan ya da çocuğun direnç göstermemesi için kesme şekere emdirilerek verilebilir.
Aşılama sonucu oluşan antikor düzeylerinde yıllar geçtikçe düşme eğilimi görülmekle birliktedoğru ve yeterli dozlarda yapılmış aşılama yaşam boyu koruma sağlayabilir.

Sakıncalı durumlar: Bağışıklık sistemi baskılanmışörneğin ışın tedavisi görenkortizon ve kanser ilaçları alan kişilerde bağışıklık oluşturma tepkisi zayıfladığından aşı yapılmamalıdır. Aşının dölüt yada gebelik üzerinde olumsuz etkisini gösteren bir kanıt yoktur. Ama önlem olarak gebe kadınlara ve aşıdan sonraki üç ay içinde gebe kalmayı düşünenlere aşı uygulaması önerilmez.

• DİFTERİ AŞISI
Difteri günümüzde çok ender görülen bir hastalıktır. Ama hangi yaşta olursa olsun yaşamsal tehlike yaratır. Difteri aşısı boğmaca ve tetanos aşısıyla birlikte uygulanır. Bu aşılama işlemi on yılda bir uygulanır.
Tepki ve komplikasyonları:Bebeğe yapılan ilk aşı önemli bir tepkiye neden olmazkenerişkinlerde aşıya bağlı tepkiler sık görülür. Genellikle aşı yapılan yerde kızarıklıkşişlik ve ender durumlarda ateş görülebilir. Bu belirtiler 2-3 gün içinde kaybolur.
Sakıncalı durumlar: Difteri hastasıyla karşılaşan kişiler iki grup altında toplanabilir. Birinci durumda hastayla ilişkiye geçen kişi son difteri aşısını ya da yineleme dozunu en çok 5-6 yıl önce olmuştur. İkinci durumda ise kişi ya hiç aşılanmamıştır ya da son aşılamanın üzerinden uzun yıllar geçmiştir. Difteri aşısı akut dönemindeki ve henüz iyileşmemiş hastalardagebelik ve emzirme dönemindeegzamakurdeşen gibi alerji kökenli deri hastalıklarında uygulanmamalıdır. Kesin olarak uygulanmaması gereken durumlar ise kötü huylu tümör gibi ağır kronik hastalıklar ile şeker hastalığıdır.

• TETANOS AŞISI
Tetanos ağır seyreden ve genellikle ölümle sonuçlanan bir enfeksiyon hastalığıdır. Kırsal kesimlerde de oldukça etkili biçimde sürdürülen zorunlu aşı uygulamasıyla denetim altına alınmıştır. Aşının bağışıklık yapıcı etkisi en az 5 yıl sürer. Bu yüzden yasalarla zorunlu kılınmasa da 5 yılda bir yinelenmelidir. Bu hastalık bazı meslek gruplarında da sıklıkla görülür: Çiftçiler çobanlar hayvan yetiştiricileri çöpçüler toprak yol yapım maden fabrika sporcular askerlik hizmetinde bulunanlar…
Tepki ve komplikasyonları: Ender olarak aşı yerinde kızarıklıkşişlik yapabilir. Ama bunlar birkaç gün içinde geçer.

• BOĞMACA AŞISI
Boğmaca çok kolay bulaşanzatürreeyehavale nöbetlerine ve beyin işlevinde bozukluklara yol açabilen ağır bir enfeksiyon hastalığıdır. Hastalık en çok çocuklarda görülür ve belirtiler özellikle bu yaşlarda ağırdır. Boğmaca aşısı genellikle difteri ve tetanos aşısıyla birlikte uygulanır.
Tepki ve komplikasyonları:En yaygın komplikasyonları kızarıklık ve şişliktir. Boğmaca aşısına bağlı tepkilerin yaşla birlikte arttığı görülmektedir.

• KIZAMIK AŞISI
Yaygın bir çocukluk hastalığı olan kızamıkbazen çok tehlikeli boyutlara varıp kulak enfeksiyonunabronşitzatürree gibi komplikasyonlara neden olabilir. Çocukların büyük bölümü kızamığa okul çağlarında yakalanır. Bu nedenle çocuğun henüz hastalığın bulaşabileceği topluluklara girmeden aşı olması gerekir. Günümüzde kızamık aşısı kızamıkçık ve kabakulak aşısıyla karma olarak uygulanmaktadır.
Tepki ve komplikasyonları: Aşılanan çocukların %6’sında aşıdan 6gün sonra görülen ateş 5-6 gün kadar sürebilir. Ender olarak kızamık döküntüleri görülebilir.

• KABAKULAK AŞISI
Kabakulakokul çağındaki çocuklarda sık görülen bir enfeksiyon hastalığıdır. Genellikle tükürük bezlerini etkilerama başka organlarda da enfeksiyona yol açtığı olur. Aşı %90 oranında 10 yıl süreyle yeterli bağışıklık sağlar. Aşı tavuk embriyonundan üretilen kabakulak virüsü kültüründen elde edilir. Bu nedenle yumurtaya karşı alerjisi olduğu bilinenlere uygulanmamalıdır.

• KIZAMIKÇIK AŞISI
Kızamıkçıkçocukluk çağının en hafif geçen enfeksiyon hastalıklarından biridir. Genellikle hastalığın farkına bile varılmaz. Kızamıkçık virüsünün en büyük tehlikesigebelik döneminde geçirilen enfeksiyonlarda ortaya çıkar.
Yan etkiler ve komplikasyonları: Kızamıkçık aşısının yan etkileri genellikle hafif ve kısa sürelidir. Ama bazı durumlarda birkaç ay sürebilir. En sık görülen yan etkiler kurdeşençeşitli döküntülerkırıklıkateş ile boyun ve koltukaltı lenf bezlerinde şişmedir. Bazen erişkin kadınlarda 2-3 gün süren orta şiddetli eklem ağrıları görülebilir.

• HEPATİT AŞISI
Virüs kökenli hepatit tüm dünyada önemli bir sağlık sorunudur. Bugüne değin virüs hepatitine neden olan beşten çok virüs saptanmıştır. Bunlar ABCD ve E tipleridir.
Nasıl yapılır?:Hepatit B aşısıerişkinlere kolun dış yüzeyinden kas içinebebeklerde kalçanın üst bölümüne uygulanır. Yeterli bağışıklık sağlamak için ilk dozdan sonraki birinci ve altıncı aylarda aşı yenilenmelidir. Bağışıklık en az 4-5 yıl sürer ve bu süre sonunda aşının yinelenmesi önerilir.
Yan etkiler ve komplikasyonları:En sık görülen yan etkiler aşı yerinde kızarıklıkkaşıntı ve şişliktir. Bunlar çok hafif seyreder ve genellikle birkaç gün içinde kendiliğinden kaybolur. Ender olarak ateşbulantı ve yorgunluk görülebilir. Aşı hepatit B virüsüne karşı tam bir bağışıklık sağlar.

• VEREM AŞISI
Son yıllarda Türkiye’de görülme sıklığı önemli oranda yükselen veremdünya ölçeğinde de yaygın bir enfeksiyon hastalığı olma özelliğini korumaktadır.
Nasıl yapılır?:Aşı deri içine verilerek uygulanır. Eskiden ağız yoluyla uygulanmışama bağışıklık oluşturacak kadar yüksek miktarda antikor oluşumu sağlamayan bu yöntemden vazgeçilmiştir. Verem aşısı çiçek aşısına benzer biçimde iğneyi deriye birkaç kez batırarak ya da deriyi çizerek uygulanabilir. Verem aşısı çok dikkatli yapılmalıdır. Deri altına değil kesinlikle deri içine uygulanmalıdır. En sık kullanılan bölge kolun dış yüzüdür.

Uygulama bölgesinde 3 hafta sonra birkaç milimetre çapında bir lezyon belirir. Oluşan küçük yara 2-3 ayda geride bir nedbe dokusu bırakarak iyileşir.
Etkisi:BCG aşısı bebekleri 5 yaşına değin %80-90 oranında korur. Bu koruma 10 yaşına değin %80’e erişkinlerde %50’ye düşer. Bazı durumlarda koruma tam değildir. Ama her durumda aşı hastalığın vücuda yayılmasını engeller.

Kimler aşılanır?:Yeni doğanlara ve tüberkülin testi negatif sonuç verenlere aşı uygulaması önerilirkenaşağıda risk gruplarında bulunanlara aşının uygulanması gerekir.
• Beş-on yaşlarındahastalığın yaygın olduğu toplumsal ve ekonomik düzeyi düşük bölgelerde yaşayan ve tüberkülin test sonucu negatif olan kişilerde
• Beş-on beş yaşlarındaaile bireylerinden birinde verem saptanan ya da önceden verem hastalığı geçirmiş ve tüberkülin testi negatif sonuç veren kişiler
• Sanatoryumda görevli personelin çocukları içinde tüberkülin testi negatif çıkanlar
• Sağlık kuruluşlarında çalışan ve tüberkülin testi negatif olan kişiler
• Tüberkülin testi negatif çıkan tıp öğrencileritıp fakültesine kayıt sırasında
• Tüberkülin testi negatif çıkan ve askerlik görevine başlayan kişiler.
Komplikasyonları:Verem aşısından sonra genel bir komplikasyon görülmemiştir. Aşı yanlışlıkla kişinin vereme yakalandığı bir dönemde uygulanırsahasatlığın kuluçka süresi kısalır yerel lezyon hızla yayılır ve ateşle birlikte hastalığın tüm belirtileri ortaya çıkar. Yerel komplikasyonlar aşının uygulandığı bölgedeki lenf bezlerinin büyümesidir. Şişlik 1-2 ayda kaybolur.

• ÇİÇEK AŞISI
Dünya Sağlık Örgütü’nün 8 Mayıs 1980’deki 33. toplantısında çiçek hastalığının bütün dün yada ortadan kalktığı açıklanmıştır. Elde edilen başarıbütün dünyada yürütülen çiçek aşısı kampanyalarına bağlıdır. Türkiye’de de zorunlu olarak yapılan çiçek aşısıDünya Sağlık Örgütü’nün açıklamaları doğrultusunda uygulamadan kaldırılmıştır.
AŞI SERUM

Aşının temel özellikleri:
1-Zayıflatılmış mikroorganizma veya toksin içerir.
2-Hastalıktan önce yapılır.
3-Hastalıktan koruyucudur.
4-Aktif bağışıklık sağlar

Serumun temel özellikleri:
1-Antikor-Antitoksin içerir.
2-Hastalık oluştuktan sonra verilir.
3-Hastalığı tedavi edicidir.
4-Pasif bağışıklık kazandırır.
AŞI SERUM FARKIAŞI İLE SERUM ARASINDAKİ FARKLAR

1_Aşılar antijen niteliğinde serumlar hazır antikorlar içerir.

2_Aşılar aktif bağışıklıksağlanır ,serumlar pasif bağışıklık sağlar.

3_Aşılar verildikleri organizmada doğrudan antikor üretirlerSerum antikorları başka canlı üzerinde üretildikten sonra gerektiğinde kullanılır.

4_aşıların yan etkileri az serumların fazladır.

5_Aşılar deri,ağız, ve enjeksiyon yolu ile verilirken ,serumlar genellikle enjeksiyon yolu ileverilir.

6-Aşılar hastalıklardan korunmak için kullanılır,Serumlar ise korumaya ve tedaviye yöneliktir.

Bir önceki yazımız olan Sürrealist Vladimir Kush- Rus Salvador Dali başlıklı makalemizde Dali, Kush ve Rus hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu HTML etiket ve tanımlayıcılarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

%d blogcu bunu beğendi:
Kişisel web sitesi Kişisel web sitesi
daha