Hoşgeldiniz...Sitemizde Toplam 43 Ana Başlık altında, 3060 yazı ve 2670 yorum bulunmaktadır.

Tem 02 2015

İlk defa gördüğüm Bir Kaplumbağa Nesli (4 Fotograf)

Güney Amerika’nın Amur Nehri’nde timsaha benzer bir kaplumbağa keşfedildi.Bu kaplumbağa timsah benzeri müthiş hayvan bana tarih öncesi hayvanları anımsatıyor….

kaplubaga4
Bu girişin kalanını oku »

Tem 02 2015

Sivrisineğin Kafasının Detaylı İncelemesi (8 Fotograf)

              Sivrisinek en sevilmeyen böceklerden biridir.Fakat insanlar dahil bütün canlılar bu böceklere katlanmak zorundayız.Aslında sivrisinekler ihtiyaçları olan şekeri,meyve ve meyve sularından elde ederler.Fakat dişileri yumurta üretebilmek için kana ihtiyaç duyarlar.İşte bizi rahatsız edenlerde zaten bunlardır.

              Alt ve üst çene yardımıyla yerini tesbit ettikleri damarı keserler.Bu esnada bıçaklardan akıtılan sıvıyla pıhtılaşmayı önlerler.Buraya kadar geçen süreci eminimi bir çok kişi bilmektedir.Şimdi  sivrisineğin baş hortum,kesme gibi organlarının bu zaman kadar çekilmiş en net fotoğraflarını sizlerle  paylaşıyorum…

 

sivri1
Bu girişin kalanını oku »

Tem 02 2015

GAVS-I SANİ HZ.’NİN EDEBİ

Ekran AlıntısıGAVS-I SANİ HZ.’NİN EDEBİ
“Seyda hazretleri çok halim, selimdi. Kur’an ve sünnet’e sımsıkı bağlıydı. Seyyid olduğu halde bu sıfatını insanlar arasında çıkar amaçlı kullanmazdı. Çünkü Seyda Hazretlerinin ahlakı çok yüceydi. Herkes onu hizmetleri ile tanıdı. Üstün ahlak sahibiydi. Cömertti. Çok merhametliydi.
Seyyid Muhammed Saki şöyle anlatmıştır:
“Seyda hazretleri hayatta iken birgün, halifesi olan muhterem babam Gavs-ı Sani Seyyid Abdulbaki hazretlerini çok üzüntülü gördüm. Üzüntüsünün sebebini sordum, şöyle anlattı:
” Keşke Seyda hazretlerinin yanında senin oğlun kadar, Seyda’nın torunları gibi olsaydım, onlar kadar kıymetim olsaydı. Ben dikkat ediyorum; Seyda hazretleri sizin çocuklarınızla ne kadar çok ilgileniyor ve seviyor, ama benim yüzüme dönüp bakmıyor.”
Ben babamın bu sözüne çok üzüldüm. Belki terk-i edep olacaktı, ama dayanamadım ve kendisne,
“Kurban! VALLAHi, insan birine kızınca ve onu sevmeyince semtine bile uğramak istemiyor. Hatta değil kendisini, tavuğunu bile görmek istemiyor. Sizde görüyorsunuz ki, çocuklarınız ve torunlarınızla çok fazla ilgileniyor, onları kendi evlatlarından ayırmıyor. Eğer sizi sevmeseydi böyle davranması mümkün değildi.” dedim
O zaman muhterem babam şöyle dedi:
“VALLAHi gözüm hiç birşey görmüyor. Benim imanım Seyda hazretlerine teslimdir. Benim en büyük korkum, Seyda’nın benden rahatsız olup incinmesidir. Yoksa ilgi ve alaka beklediğimden değildir.”

(Altın Silsile kitabın’dan alıntıdır.)

Tem 02 2015

İFRAT-TEFRİT VE İTİDAL

bismillahİFRAT-TEFRİT VE İTİDAL DAVRANIŞLAR

İfrat bir şeyin haddini aşmak,tefrit ise bir şeyin hakkını vermemek ,ihmal etmek,geri kalmak,noksan yapmak.

Bir başka ifadeyle ifrat, normal ölçülerden ileriye gitmek;tefrit ise normal ölçülerin gerisinde kalmaktır. Güç ve enerjiyi yerli yerinde kullanmak ve haddi aşmamak şeklinde tanımlanan itidal ise; ölçülü ve dengeli olmak, vasatta yani orta yolda bulunmak, istikamet çizgisinde olmak demektir.

İfrat ve tefrit, aşırılık ve hamiyetsizlik makbul olmayan, dinimizin nazarında hoş karşılanmayan davranış biçimleridir. Makul olan itidal üzere orta yollu hareket etmektir.

“Ey iman edenler! Allah’ın size helal kıldığı temiz şeyleri haram saymayın. Ve aşırı da gitmeyin. Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez”.[223]

Ey Mü’minler! Allah’ın size helal kıldığı temiz şeyleri bırakarak ve zühd için bunlardan uzaklaşa­rak, “bunları kendimize haram kıldık” deyip bu leziz nimetlerden kendinizi mahrum etmeyiniz, Taberi, İkrime’nin şöyle dediğini rivayet eder: Peygam­ber (s.a.v)’in Ashabından bazı kimseler kendilerini iğdiş ettirmek, et yeme­ği ve kadınlarla münasebeti terk etmek istediler. Bunun üzerine bu âyet nazil oldu.[224] Helal olanı harama gitmek suretiyle, Allah’ın sizin için helal kıldığı sınırlan geçmeyin. Çünkü Allah sınırı geçenlere buğzeder. İslam, insanları ifrat ve tefritten uzak ve dengeli olmaya çağırır.[225]

Bu girişin kalanını oku »

Tem 02 2015

ŞEYH EDEBALİ’NİN ÖĞÜDÜ

74688,seyh-edebali-bilecik.pngOğul, insanlar vardır şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler. Avun oğlum avun. Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelamlısın, ama bunları nerede, nasıl kullanacağını bilemezsen sabah rüzgarında savrulur gidersin.
Öfken ve nefsin bir olup aklını yener. Daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın. Dünya senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir. Bütün fethedilmemiş gizemler, bilinmeyenler, görülmeyenler ancak senin fazilet erdemlerinle gün ışığına çıkacaktır. Ananı, atanı say, bereket büyüklerle beraberdir.
Bu dünyada inancını kaybedersen, yeşilken çorak olur, çöllere dönersin. Açık sözlü ol, her sözü üstüne alma. Gördün söyleme, bildin bilme.
Sevildiğin yere sık gidip gelme, kalkar muhabbetin itibar olmaz.
Üç kişiye acı:
* Cahiller arasındaki alime,
* Zenginken fakir düşene,
* Hatırlı iken itibarını kaybedene.
Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.
Haklı olduğunda mücadeleden korkma.
Bilesin ki atın iyisine DORU, yiğidin iyisine DELİ derler.

Tem 01 2015

HZ.MEVLANA’DAN NAAT-I ŞERİF

mevlanaNaat

(Ya Hazret-i Mevlâna hak dost)

Yâ Habîballah Resûl-i Hâlik-i Yekta tüyî

Ber güzîni zül- celâl-i pâk ü bî hemtâ tüyî (Dost, Sultânım)

Nâzenin-i Hazret-i Hâk, sadr-ı bedr-i kâinât

Nûr-i çeşm-i enbiyâ çeşm-i çerâğ-ı mâ tüyî (Yâ Mevlâna, hâk dost)

(Sultânım) Der şeb-i mi’râc, bûde Cebrail ender rekâb (dost, dost)

Pâ nihânde ber serîn ü Kümbet-e Hadrâ tüyî (Yâ Mevlâna, hâk dost)

(Sultânım, mahbûbidost,dost,dost) Yâ Resûl-ullah tüdâni ümmetâned âcizend

Rehnümâ-yı âcizâni bi ser ü bî pâ tüyî (Hâk dost, dost, dost)

(Sultânım) Serv-i bostân-ı risâlet nevbehâr-ı ma’rifet

Gülben-i bağ-ı şerîat bülbül-i bâlâ tüyî (yâ veliyyullah dost hey)

Şems-i Tebrîzî ki dâret Nâ’t-ı Peygamber zi ber

Mustafa vü Müctebâ ân Seyyid-i a-lâ tüyî

(Yâ tabîb-el kulûb, yâ veliyyallah, Allah dost, dost)

Bu girişin kalanını oku »

Tem 01 2015

CAFER-İ TAYYAR (R.A.) KİMDİR…?

3973CA’FER-İ TAYYAR (Radıyallahü Anh)

Hz. Peygamberimizin: “Cafer’i Cennette uçları kana boyanmış iki kanatlı bir halde gördüm” hadîsiyle müjdelenen kahraman. Ebû Tâlibin oğludur. Nesebi, Ca’fer bin Ebî Tâlib bin Abdülmuttalib bin Hâşim bin Abd-i menaf bin Kusay’dır. Künyesi Ebû Abdullah, Lâkabı Tayyar ve Zülcenâheyn’dir. Hz. Ali’den on yaş büyük, Hz. Akîl’den on yaş küçük idi. Habeş’e hicret edip, Hayber günü geri dönmüştür. Hicretin 8 (m. 629) yılında, üçbin askerle, Şam civarında (Mû’te) denilen yerde Rumlarla harb ederken 41 yaşında şehîd oldu. O gün yetmişden fazla yara almıştı. Resûlullah’a (s.a.v.) çok benziyen yedi kişiden biri bu idi.

Peygamber efendimiz, 36 yaşlarında bulundukları sırada Hicaz topraklarında şiddetli bir kuraklık ve açlık hüküm sürüyordu. Hemen herkes her geçen gün bunun ağırlığını daha çok, daha derinden hissediyordu. Peygamber efendimizin amcası Ebû Tâlib, kalabalık bir ailenin reisiydi. Ailesini geçindirecek bir servete sahip değildi. Bunun için geçinmekte herkesten daha çok sıkıntı çekiyordu. Peygamber efendimiz (s.a.v.), küçük yaşından beri yanında büyüdüğü ve iyiliğini gördüğü amcasına bu sıkıntılı zamanında bir yardım yapmak, onun geçim yükünü hafifletmek istiyordu. Bu sebeple, amcalarının en zengini olan Hz. Abbâs’a bir gün: “Ey Amcam biliyorsun ki, kardeşin Ebû Tâlib’in çok çocuğu vardır, insanların uğradığı şu kıtlık ve açlığı da görüyorsun. Haydi, Ebû Tâlib’e gidelim, onun aile yükünü biraz hafifletelim. Bakıp, büyütmek üzere oğullarından birini ben yanıma alayım, birisini de sen yanına alırsın. Evlatlarından iki tanesini onun üzerinden almak kâfi gelir” diye buyurdu. Hz. Abbâs: “Olur” deyince, kalktılar, Ebû Tâlib’in yanına vardılar. Ona; “Halkın, içinde bulunduğu kıtlık ve darlık kalkıncaya kadar, senin çocuklarından bir kısmını yanımıza alıp yükünü hafifletmek istiyoruz.” buyurdular. Ebû Tâlib, “Oğullarımdan Akîl’i ve Tâlib’i bana bırakıp, istediğinizi alabilirsiniz” dedi. Böylece Peygamber efendimiz Hz. Ali’yi, Hz. Abbâs da Hz. Cafer’i yanına aldı.

Bu girişin kalanını oku »

Tem 01 2015

BALAK GAZİ KİMDİR…..?

1-2dd202eBelek (Balak) Gazi;

Artukoğulları Türk hanedanından Selçuklu İmparatorluğunun Halep, Harput, Dersim prensidir. Artuk Bey’in oğlu Behram Bey’in oğludur. 1094’te Suriye Selçuklularının Süruc Beyi olarak tarih sahnesine çıkmıştır.

Belek, Türk ordusunun Antakya’yı Haçlılar’dan geri almak için yaptığı başarısız büyük sefere katıldı. Haçlılar, Süruc’u bile Belek Bey’in elinden aldılar. Urfa Haçlı Kontluğu ile savaşlardan sonra 1112’de Harput ve Dersim bölgelerini ele geçirdi. 1113’te Anadolu Selçuklu İmparatoru I. Kılıç Arslan’ ın dul kalan karısı Ayşe Hatun’la evlenerek büyük bir nüfuz kazandı.

Belek Bey, 1120’de Bizans’ın Trabzon Dükası’nı büyük bir bozguna uğratarak esir aldı. 1122’de Urfa Kontu Jocelin de Courtenay’nin ordusunu imha ederek kendisini esir aldı, adı bütün Avrupa ve İslam alemine yayıldı. Böylece, Haçlılar’ın en önemli bir uzvu ortadan, kaldırılmış oluyordu. Belek’in yarattığı tehlikeyi kavramakta gecikmeyen Haçlılar’ın en büyük başkanı Kudüs Kralı II. Baudouin, Türk prensinin üzerine yürüdü. 8 nisan 1123’te Turuş Meydan Savaşı’nda büyük Haçlı ordusu tamamen yok edildi, geri kalanlar, kral ve en büyük asilzadeler başta olmak üzere, esir alındı. XII. yüzyılın en önemli zaferlerinden sayılan bu çarpışmadan sonra Belek’e «gazi» unvanı verildi.

Bu girişin kalanını oku »

Haz 30 2015

BU GÜLLERİN SADECE KOKUSUNU ALAMAZSINIZ (24 Resim)

rose-817431_640

Bu girişin kalanını oku »

Haz 30 2015

AH DOĞU TÜRKİSTAN

Ekran AlıntısıAH DOĞU TÜRKİSTAN

Unutulmuş yurdumda,yine vahşet , yine kan,

Zulüm payidar oldu, Nerede bizim eller!

Türklüğün öz beşiği, ata yurdum Türkistan,

Zindana döndü şimdi,kapandı bütün yollar.

 

Ahde vefa bilmeyen, insana insan denmez,

Darda kalan kardeşe, insan olan sırt dönmez,

Sen sahip çıkmaz isen, bu yangın asla sönmez,

Su taşısa ırmaklar,suyunu verse göller

Bu girişin kalanını oku »

Toplam 306 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...102030...Son »
Kişisel web sitesi Kişisel web sitesi
daha