Hoşgeldiniz...Sitemizde Toplam 43 Ana Başlık altında, 3477 yazı ve 3266 yorum bulunmaktadır.

Haz 27 2016

Komik Fotoğraflar (8 Fotoğraf)

Biraz komik resimlerle gülmeye veya gülerken düşünmeye  ne dersiniz?

Komik Fotoğraflar (8 Fotoğraf) Bu girişin kalanını oku »

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.kerimusta.com/komik-fotograflar-8-fotograf/

Haz 27 2016

Neden Yüzme Öğremeliyiz? – Kazım Sayın

           IMG_20160114_193322              Şaka yaptım de kızım, ben burada saklanmıştım deyiver ne olur…Geçtiğimiz günlerde piknikte ayağı kayıp dereye düşen ve gözden kaybolan küçük kızın ardından annesinin feryatları bu şekilde idi, sonra acı haberi geldi kızın…
Havaların ısınması ile boğulma vakaları duyulmaya başladı, maalesef üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede yaşıyoruz ama nüfusun yüzde onu yüzme biliyor,geniş bir kitle ise hiç bilmiyor. Gerçekten acınacak bir durum… Aksi olsa idi zaten uluslararası yarışmalarda derecelerimiz olurdu. Sahil bölgelerinde yaşayan ama denize girmeyen milyonlarca insan var ülkemizde…
Her yıl ortalama 1200 boğulma vakası yaşanıyor, oldukça yüksek bir rakam. Bir bilgiye göre ABD ve Avustralya ‘da boğulma olaylarından hiç söz edilmiyor, sadece sörf yaparken köpek balığı saldırıları sonucu ölümlerin olduğu şeklinde…Peki neden çünkü bu ülkelerde kapalı ve açık havuzlarda küçük yaşlardan itibaren herkese yüzme sporu öğretilerek sağlıklı bir nesil amaçlanıyor. Spordaki başarıları da buradan kaynaklanıyor…
Hani derlerya ağaç yaş iken eğilir diye…Bizim Ulkemizde de ilköğretim beden eğitimi derslerinde il veya ilçelerdeki açık veya kapalı havuzlarda öğrencilere yüzme dersi verilse iyi olmazmi ?Gençlik ve Spor Bakanlığı bu konuda bir girişim başlatsa havuz olmayan bölgelerede havuz yapımı hızlansa ve bizim küçük çocuklarımız da erken yaşlarda yüzme eğitimi alsa ne kadar iyi olur. Bu tür acıları gidermenin başka yolu yok!.. Unutmayalım “önlemek ödemekten ucuzdur…”

Kazım Sayın – Kütahya

26/06/2016

 

 

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.kerimusta.com/neden-yuzme-ogremeliyiz-kazim-sayin/

Haz 22 2016

İftar Sofrası -Orhan Afacan

kirikkale yemekleri-162

Açlığın, iştahın kesiştiği yer.
Üstüne şeytanın artan tafrası.
Gözlerin yemekle birleştiği yer
Arafat Tepesi İftar Sofrası.

Üstünde dumanı tüten bir çorba.
Islahı zor olan nefsim çok zorba.
Sardırır sabrımı devamlı sarpa.
Arafat Tepesi İftar Sofrası.

Menüde bulunur iki,üç yemek..
Hepsinde ayrı özen, ayrı emek.
En güzel olanı helali yemek.
Arafat Tepesi İftar Sofrası.

Bekleyiş son bulur artık ezanla.
Açılır oruçlar halis imanla.
Recep, Şaban, otuz gün Ramazanla,
Arafat Tepesi İftar Sofrası.

ORHAN AFACAN
O5.07.2015-MEKKE.

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.kerimusta.com/iftar-sofrasi-orhan-afacan/

Haz 22 2016

OSMANLI SULTANLARININ AHLAKLARI

osmanliarmasi

Sual: Mısırlı bir yazar, “Osmanlıların savaşlarda kazandığı zaferler, İslam’a şeref vermiştir. Ancak Osmanlı elinde İslam, manasından çok şey kaybetmiş, gelişmesi durdurulmuş, ilme gereken önem verilmemiş, ictihad durdurulup fıkıh ilmi de dondurulmuştur. Nihayet İslam, Osmanlıların bağlayıcı kaydından kurtulup bağımsızlığını kazanmıştır” diyor. Bir cevap verir misiniz?
CEVAP
İslamiyet’e şeref verilemez. Ondan şeref alınır. Hazret-i Ömer, (Biz, zelil, aşağı kimselerdik. Allahü teâlâ, bizleri müslüman yapmakla şereflendirdi) buyuruyor. İslamiyet’in, her çeşit fazilet ve şerefler kaynağı olduğunu bilmeyen, İslamiyet’e şeref verilecek zanneder.

İstanbul’dan Viyana’ya doğru giden İslam ordusu, Belgrad yakınlarında, bir su başında, mola verir. Çeşme, abdest alan, kablarına su koyan askerlerle doludur. Yakındaki kilisenin papazı, bir hile düşünür, güzel kızları süsler, ellerine birer kab verip, çeşmeye gönderir. Papaz gizlice seyreder. Kızlar gelince, askerler hemen çekilirler. Kızlar rahatça doldurup kiliseye dönerler. Papaz, İslam askerlerinin bu güzel ahlakını, edebini ve merhametini görünce, haçlı kumandanlarına, (Bu ordu hiç yenilemez, boş yere kan dökmeyin) diye haber gönderir.

Hadimül-Haremeyn
Yazar, İngiliz Lord Davenport’un kitabını okumuş olsaydı, (İslam ordusu gittiği her yere, adalet, fazilet ve medeniyet götürmüştür. Boynu bükük mağlup düşmanı daima af ile karşılamıştır) bilgisini öğrenir de, biraz edepli davranırdı. Abbasilerden sonra, halifelere zindan hayatı yaşatanlar, hutbelerde kendilerine, Sultanül-haremeyn demekten çekinmiyorlardı.
Yavuz Sultan Selim Han, Mısır’ı fethedip, hilafeti esaretten kurtarınca, alışkanlıkla kendine de Sultanül-haremeyn diyen hatibe, (Benim için, o mübarek makamların hizmetçisi olmaktan daha büyük şeref olamaz. Bana Hadimül-haremeyn deyin) buyurmuştur. İslam ahlakını, Osmanlılar mı, yoksa Mısırlılar mı dondurmuş, buradan da anlaşılmaktadır.
Bu girişin kalanını oku »

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.kerimusta.com/osmanli-sultanlarinin-ahlaklari/

Haz 22 2016

Park Etmek Nasıl Sorun Haline Gelir? (12 Gif)

Araçları yolda kullanmak haricinde iyi bir sürücü aynı zamanda park etmeyi de bilmelidir.Şimdi size park ederken kaza yapan sürücülerin hareketli resimlerini göstereceğim.

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.kerimusta.com/park-etmek-nasil-sorun-haline-gelir-12-gif/

Haz 20 2016

ESKİ ROMA

She-wolf_suckles_Romulus_and_RemusEfsaneye göre Roma, MÖ 27 Nisan 753 tarihinde Truva prensi Aeneas’ın torunları olan Romulus ve Remus adlı ikiz kardeşler tarafından kuruldu.[1] Alba Longa’nın Latin kralı Numitor, kardeşi Amulius tarafından tahtından edilmiş ve Numitor’un kızı Rhea Silvia Romulus ve Remus’u doğurmuştu.[2][3] Rhea Silvia Mars’ın tecavüzüne uğramış bir Vesta bakiresiydi ve bu da ikizleri yarı tanrı konumuna getirmişti. İkizlerin tahtı yeniden ele geçirmelerinden korkan yeni kral, Romulus ve Remus’un boğdurulmasını emretti.[3] Dişi bir kurt (bazı anlatımlara göre bir çobanın karısı) ikizleri kurtardı ve büyüttü. İkizler yeterince büyüdüklerinde Alba Longa tahtını Numitor’a geri verdiler.[4][5] Ardından kendi şehirlerini kurdular. Ancak Romulus şehrin ilk kralının kim olacağına ilişkin bir tartışmada Remus’u öldürdü. Böylece şehir Romulus’un adıyla anılmaya başlandı.[6] Efsaneye göre şehirde kadın olmadığından Latinler Sabinleri bir festivale davet ettiler ve bakire kadınlarını çaldılar. Bu da Latinler ile Sabinlerin bütünleşmesine yol açtı.[7]

Roma şehri Tiber nehrinin sığ bir bölümündeki yerleşimlerin gelişmesiyle ortaya çıkmıştı.[4] Arkeolojik bulgulara göre Roma köyü muhtemelen MÖ 8. yüzyılda kurulmuştu ancak bu tarih MÖ 10. yüzyıla kadar götürülebilir.[8][9] Etrüsklerin MÖ 7. yüzyıl sonlarında aristokrat ve monarşik bir elit kesim oluşturarak bölgede siyasi kontrol sağladıkları anlaşılmaktadır. Etrüskler MÖ 6. yüzyıl sonlarında bölgedeki güçlerini yitirdiler ve bu noktada Latin ve Sabin kabileleri yöneticilerin iktidarını çok daha fazla sınırlayan bir cumhuriyet oluşturarak kendi devletlerini yeniden kurdular.[10]

Bu girişin kalanını oku »

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.kerimusta.com/eski-roma/

Haz 20 2016

Mehmet Talat Paşa Kimdir….?

220420151519215846281_2
Mehmet Talat Paşa Kimdir….?
İkinci Meşrutiyet döneminde İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin üç liderinden (Talat Paşa, Enver Paşa, Cemal Paşa) biridir. 280. Osmanlı Sadrazamı olarak görev yapmıştır.

Talat Paşa, 1874 yılında Kırcaali’de doğmuştur. Tam adı, Mehmet Talat’dır. İlk öğrenimini Vize ilçesinde yaptı. Edirne Askeri Rüştiyesini bitirdikten sonra Edirne Posta ve Telgraf idaresinde katiplik, Alyans İsrail Mektebi’nde Türkçe öğretmenliği görevlerinde bulundu. Çok genç yaşlarda siyasetle ilgilenmeye başladı, Sultan Abdülhamit II Han’a karşı mücadele eden jöntürklerin çalışmalarına katıldı. Meşveret Gazetesi ile cemiyet bildirilerinin dağıtımını üstlendi. Bu çalışmalarından ötürü kovuşturmaya uğrayarak 1895’te tutuklandı. Selanik’te Posta ve Telgraf Müdürlüğünde memurluk ve başkatiplik yaptı.
Selanik’te bulunduğu sırada İttihat ve Terakki Fırkası adını alan Osmanlı Hürriyet Cemiyeti’ni kurdu. İki defa İstanbul’a giderek İttihad ve Terakki Cemiyeti’nin şubesini kurdu ve teşkilatlandırdı. Talat Paşa, Enver Paşa ve Cemal Paşa ile Üç Paşalar adlı bir grup kurdu.

1909 yılında kurulan Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locasının ilk büyük üstadı olarak 1 yıl görev yaptı.

İkinci Meşrutiyet’in ilanında 1908’de İttihat ve Terakki’den milletvekili oldu. Hüseyin Hilmi Paşa kabinesinde İçişleri Bakanlığı’na getirildi, Babıali Baskını’nı düzenleyenler arasında yer aldı.

Bu girişin kalanını oku »

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.kerimusta.com/mehmet-talat-pasa-kimdir/

Haz 19 2016

Bidat Nedir? Bidat Hakkında Bilgi

nazar-boncugu

Peygamberimiz Hazreti Muhammet’in vefaatından sonra ortaya çıkan, dini bir delile dayanmayan inanç, ibadet, fikir ve davranışlar hakkında kullanılan bir terimdir.Dini konularda çalışmalar  ve davranışlardan başka; günlük hayatla ilgili olarak sonradan ortaya çıkan yeni fikirler, uygulamalar ve adetler bir çok mezhep tarafından bidat sayılmıştır.Bu tarifin dayanak noktası olarak alimler Hz. Peygamber ve sahabilerden nakledilen bazı olayları örnek vermişlerdir.Örneğin Müslim, Nesai, İbn Mace gibi hadis ilmiyle uğraşanlardan  naklettiği bir rivayette (1) Resûl-i Ekrem, İslâm’da güzel bir çığır açana o çığıra uyanlar bulunduğu sürece sevap verileceğini, kötü bir çığır  açana da aynı şekilde günah yazılacağını ifade etmiş, Hz. Ömer de teravih namazını topluca kılanları görünce, “Bu ne güzel bir bid‘attır” (2) demiştir.Böylece Hz.Peygamber zamanı sonrası her devirde günlük yaşama girmesi zorunlu olan yenilikleri iyi bidat ve kötü bidat olarak ayırmayı alimler uygun görmüşlerdir.

İyi bidatlara örnekler:

  • Kuran’ı bir araya getirerek toparlamak,
  • teravih namazını cemaatla kılmak,
  • Cami yaptırmak,
  • Okul yaptırmak,gibi örnekler verilebilir.

  Kötü Bidatlara örnekler:

  • Mezar üzerlerine  türbe yapmak
  • Türbelere  mum dikmek gibi bir çok  örnekler vardır.Çok sıkıntılı ve alimlerce halen tartışılan bidatlar mutlaka vardır.Bu nedenle mevcut bilgilerimle sizlere kötü bidatları bir liste halinde sunmayı uygun görmedim.

Bazı din alimleri bidat’ı kısaca,Hz. Peygamber’den sonra ortaya çıkan ve dinle ilgili olup ilâve veya eksiltme özelliği taşıyan her şey…olarak Bu girişin kalanını oku »

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.kerimusta.com/bidat-nedir-bidat-hakkinda-bilgi/

Haz 16 2016

TÜRKLER NEDEN BOZKURDU KENDİLERİNE SEMBOL OLARAK SEÇTİLER.

320659__white-wolf_pCenabı ALLAH bütün varlıkları yaratırken farklı özeliklerle yaratmıştır.
Ruslar ayıyı, İngilizler aslanı, Amerikalılar kartalı, İspanyollar boğayı milli sembol saymışlar.

Biz? Neden başka bir hayvan değil de
Gök yeleli Bozkurt’u sembol edindik?

Bozkurt’un özelliklerini temel olarak şu şekilde sıralamak mümkündür

1 – Bozkurtlar atasına bağlıdır; Bozkurt sürüsünden ayrılan bir erkek bozkurt karşılaştığı
bir kara kurt sürüsüne girer. Girdiği sürünün liderliğini alır;

2 – Bozkurt özgürlüğüne düşkündür. Dünyada evcilleştirilememiş tek hayvan olma unvanı
Orta Asya bozkurtlarındadır.

Hayvan yakalandığında tüm hayvanların aksine gırtlak kısmında bulunan öd denen keseyi parçalar
ve intihar eder.

Bozkurt esareti kabul etmeyen bir varlıktır.

Bozkurt’un boynuna tasma takıp bir kafese koyamazsınız.
Bozkurt ölümü kabul eder kendisini parçalar ve intihar eder.

Bu girişin kalanını oku »

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.kerimusta.com/turkler-neden-bozkurdu-kendilerine-sembol-olarak-sectiler/

Haz 16 2016

ANADOLUN’UN TÜRKLEŞMESİ

ghBizans İmparatoru II. Basil 1025’te öldüğünde doğuda Büyük Ermenistan ve Gürcistan’dan batıda Hırvatistan’a kadar uzanan bir imparatorluk bıraktı. Bizans Kralı Basil’in imparatorluğunu genişlettiği dönemlerde bazı Türk aşiretleri Batı’ya doğru göç etmekteydi. Bunlar Selçuklu Hanedanlığını Kurup ve Bağdat Halifesi ile politik ilişkiler kurup, Arap İslam dünyasına da yön verenler olmuşlardır. 1048`de Erzurum yakınlarındaki Pasinler Ovası`nda birleşik Bizans-Gürcü ordusunu yenen Büyük Selçuklular, Doğu Anadolu içlerine akınlar düzenlemeye başladılar. Tuğrul Bey 4 Eylül 1063`te ölünce kardeşi Çağrı Bey`in oğlu Alp Arslan tahta geçti. Alp Arslan Büyük Selçuklu topraklarını daha da genişletti. 1071`de Malazgirt Savaşı’nda Bizans İmparatoru Romen Diyojen`i yenerek tutsak aldı. Böylelikle Türkler Anadolu’da söz sahibi olmakla beraber, Suriye, Irak ve Ortadoğu’daki Bizans toprakları Türklerin eline geçmiş ve Bizans hızla çözülme sürecine girmiştir. Ortodoksluk, muhtemelen Bizans İmparatorluğu’nun kültürel karakterinin temel unsuru olarak Grekçeden daha etkili olmuştur.

Aslında Bizans’ı var eden iki temel harç var bulunmaktaydı. Birincisi ortodoksluk, diğeri ise ortak dildi. Her ikisi de Yunandı ve Yunan olmalarından kaynaklanan güçle imparatorda Yunandı. Fakat diğer açıdan da imparator ne Yunan ne de Romalıydı. Hepsinden öte Hıristiyandı ve St. Paul’ün sözlerini hatırlamak gerekirse “ne Musevi ne de Yunan önemli” asıl olan “Hazreti İsa” idi. Fakat Hıristiyan toplumunun liderliği için Ortodoks piskoposlar yarış halindeydi, bu durum özellikle helenik kavimlerinin arasında da büyük bir ayrılıkçılığa neden olmuştur. Özellikle 6. Yüzyıl ve Sonrasında Bizans İmparatorluğunda artan bir Ermeni etkisinden bahsedilebilir, zira Araplardan korkan Ermeniler, kitleler halinde Bizans’a sığınmıştır. Anadolu’daki Bizans iktidarının çöküşü, güçler birleşiminin sonucuydu: dış düşmanın operasyon yöntemleri ve enerjisi; Bizans Anadolu’sunun soysal yapısındaki değişimler; temalara dayalı Bizans ordularının bozulması; Bizans’ta gözü pek bir liderliğin mevcut olmaması ve Bizans Anadolu’sunun kültürel birliğinin bozulması (Frikyalılar dokuzuncu yüzyılın başına kadar ancak yarı-helenleştirebilmiştir) veya olmaması (Gürcüler, Peçenekler, Bazı Grekler, Peçenekler, Kıpçaklar vs..) bu çöküşün temel nedenleriydi.

Bu girişin kalanını oku »

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.kerimusta.com/anadolunun-turklesmesi/

Toplam 348 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...102030...Son »
Kişisel web sitesi Kişisel web sitesi
daha