Buerger Hastalığı


Tromboanjitis obliterans (TAO) olarak ta bilinen Buerger hastalığı orta ve küçük çaplı atar ve toplar damarlarda sigaraya bağlı olarak gelişen tıkayıcı damar hastalığıdır. Hastalık daha çok ayaktaki ve koldaki damarlarda tıkanıklığa yol açarak ağrılı yara ve gangrenlere yol açar. Damarlar bir çeşit iltihabı pıhtı ile tıkanır ve özellikle parmaklara giden kan akımını azalır ve sonuçta parmaklarda şiddetli ağrı, bir türlü iyileşmeyen yaralar ve kangren ortaya çıkar. Buerger hastalığının nedeni tam olarak bilinmemektedir.

Buerger hastalığının en önemli sonucu sürekli ağrı ve kangrenler nedeni ile uzuv kaybı yada kesilmesidir. Ayaklardaki yaralar hastaların %70 e yakınında olur. Hastaların dörtte birinden fazlasında bacak yada ayak kesilmesi gerekmektedir.

Buerger Hastalığı yazısına devam et

Bir Bilgenin Nasihati


-Benimle konuşmak mı istiyorsun ?”
Diye sordu Bilge.
-“Eğer vaktiniz varsa dedim.
Gülümsedi.
-“Benim her zaman vaktim vardır.” Dedi.
-“Bana ne sormak istiyorsun?”
-“İnsanoğlu seni en çok hangi yönüyle şaşırtıyor?”
-“çocukluktan sıkılıp hemen büyümek istiyorlar,”
“Büyüyünce de tekrar çocuk olmak…”
“Yarınından endişe ederken bugünü unutuyorlar,”
“Ne bugünü nede yarını yaşayabiliyorlar…”
“Para kazanmak için, önce sağlıklarını harcıyorlar,”
“Sonrada sağlıkları için paralarını…”
“Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyorlar,”
“Ve de hiç yaşamamış gibi ölüp gidiyorlar…”
Bilge elimden tuttu ve sonra boşluğu bir sessizlik doldurdu

Bir Bilgenin Nasihati yazısına devam et

Ey Hira Yüreklim…!

Ey Hira Yüreklim…!
Ellerimle Elini Tuttuğum, Aşk’ı Tanıyan Yüreğin Cennete Götüren Rehberim Olsun. Dualarımın Öznesi Olan Yâr Dün Gece Yine Resmine Baktım Yatmadan, Gözlerinde Beni Gördüm, Yüreğindeki Acıyı Gördüm,
Hüzünü Gördüm.
Dedim Kendi Kendime,
Aşk Hakkımmıdır Bilmem, Ama Hak Aşkımdır. Yüreğimi Özenle Koruyorum, Çünkü İçinde Sen Varsın….. Marifet İki Yüreğin Bir Olması Değilmiydi Zaten, Biz Tek Yürek Olduk Seninle Kurbanım. Eğer Sana Kavuşmadan Ölürsem…
Vallahi Ölüm’e de Aşk Olsun!…
Senin İsminle Uyanıyorum Her Sabah…! Bir Sevinç Kaplıyor Yüreğimi Çünkü Sen Varsın Sol Yanımın Bekçisi.

Ey Hira Yüreklim…! yazısına devam et

Diriliş Ertuğruldan Bir Yıldız Kaydı

TRT 1 ekranlarının nefes kesen dizisi Diriliş Ertuğrul dizisinde yer alan Aliyar karakteri Filinta dizisinde Bıçak Ali karakteri ile ciddi bir hayran kitlesine ulaşmayı başaran yakışıklı oyuncu Cem Uçan 1976 yılında İstanbul’da dünyaya gelen daha önce Kurtlar Vadisi Pusu, Nizama Aldanmış Ruhlar, Acayip Hikayeler, Bir Zamanlar Osmanlı Kıyam, Küçük Kıyamet, Filinta ve Sungurlar gibi bir çok projede rol almıştır. 88.dün akşam yayınlanan bölümde Öldü ve dolayısıyla diziden ayrıldı bizde değerli oyuncuya Teşekür eder hayatında başarılar dileriz….

Payidar Tüfekçioğlu Hayatını Kaybetti

Usta oyuncu Payidar Tüfekçioğlu, tedavi gördüğü özel Acıbadem Hastanesi’nde bu akşam saat 21.40’ta yaşamını yitirdi. Sanatçının vefatını menajeri Temmuz Karikutal, sosyal medya hesabından duyurdu. Tüfekçioğlu, bir süredir hastanede karaciğer nakli için donör bekliyordu.
Payidar Tüfekçioğlu  Kimdir…?

Payidar Tüfekçioğlu 1 Ocak 1962 yılında İzmir’de dünyaya gelmiştir Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı tiyatro bölümü mezunu olan Payidar Tüfekçioğlu;  uzun yıllar Birçok tiyatroda görev almıştır. Oğlak burcu olan Payidar Tüfekçioğlu; Antalya Devlet Tiyatrosu Bursa Devlet Tiyatrosu ve İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda görev almıştır. 2009 yılında İstanbul Devlet  Tiyatroları’ndan emekli olmuştur. Payidar Tüfekçioğlu iki tane de ödüle sahip tiyatroculardan birisidir.

Payidar Tüfekçioğlu Hayatını Kaybetti yazısına devam et

Dünyada En Pahalı Cins Köpek

Dünyanın en pahalı köpek cinsi hangisidir?

Dünya üzerinde çok uzun zamanlardan beri yerleşik hayata geçilmeden önce de yerleşik hayata geçildikten sonra da insan ırkının en sadık ve en güvenilir dostlarından biri şüphesiz ki köpekler olmuştur. Bu hayvanların onlarca dönemdir insanlarla birlikte bir hayat kurmaya başlaması, günümüzde gelinen noktada artık apartman dairelerinde birer birey gibi hayatlarımızda olmaları birlikte kazanılan dostluk ve sevgi bağının bir getirisi olmaktadır.

Özellikle bebekliğinden itibaren yaşlanana kadar bakılan köpekler, sahipleriyle inanılmaz güçlü bağlar kurabilmektedir. Çoğu köpek besleyicisinin, merhamet ve sevgi duyguları içerisinde köpeklerine adeta bir dost, bir çocuk, bir arkadaş vb. olarak görerek davrandıkları gözlenmektedir. Tabi bu dostlukların bazı tesadüflere, bazısı sosyal çevreden köpeğin kişiye ulaştırılmasına, bazıları bile isteye gidip barınaklardan sahiplenmeye veya kaliteli cins olarak adlandırılan köpek cinslerinin gidip bir miktar meblağ ödeyerek satın alınmasına bağlı olduğu da bilinmektedir.

Dünyada En Pahalı Cins Köpek yazısına devam et

Olimpiyatların Tarihsel Çıkışı

Olimpiyatların ortaya çıkma süreci

Milattan öncesinde eski Yunan dönemlerine kadar tarihi olan bir alışkanlık olarak özetlenebilmektedir. Olimpiyatların tarihi gelişimine bakıldığında gelinen son nokta, dünyaca bilinen bu karşılaşmaların 4 yılda bir yapılan çok önemli spor müsabakaları şeklinde anılması durumudur.

Olimpiyatların başlangıcı ve gelişiminden itibaren, yakın geçmişte olimpiyatların çok fazla ülkeden katılım yapan atletlerle her dört yılda bir farklı ülkenin topraklarında gerçekleşmesiyle birlikte hem yaz hem de kış olimpiyatları olarak iki farklı kategoride incelenmesi mümkün hale gelmiştir. Normal şartlarda olimpiyatların ilk ortaya çıkış sürelerini 2700 yıl öncesine dayandırmak mümkündür.


Olimpiyatların Tarihsel Çıkışı yazısına devam et

İslamda Kibir 3

Kibir alametleri

Sual: Hangi vasıflara sahip olan kibirlidir?
CEVAP
Kibirden olan işlere birkaç örnek verelim:
1- Sual soramamak kibirden kaynaklanır. Kibirli, sual sormayı, bilmemenin alameti kabul eder. Sual sorarsam, bilmediğim meydana çıkar der.

2- Hep kendisine sual sorulmasını, başkasına sorulmamasını istemek, bildiği bilmediği her suale cevap vermeye kalkmak, bilmiyorum diyememek.

3- Yol sormaktan çekinmek. Yol ve sual soramamak, ayıplanma, kınanma korkusundan ileri gelir.

4- Âmirinden izin istemeye çekinmek.

5- Misafir olduğu evde, imamlığa layık birçok kimse varken, ev sahibi izin vermeden imamlığa geçmek, herkesten çok kendini imamlığa layık görmek.

İslamda Kibir 3 yazısına devam et

İslamda Kibir 2

Kibirlenmek üç çeşittir

Sual: Kibir kaç çeşittir?
CEVAP
Kibir, kendini başkasından üstün görmektir. Yapıldığı yerlere göre üçe ayrılır:
1- Allahü teâlâya karşı kibirdir:
Kibrin en kötüsü budur. Nemrud, Firavun böyle idi. İlahlık iddiasında bulundular. Bazı dinsizler de imanı, ibadeti, namaz kılmayı aşağılık, gericilik sanarak kibirlenirler. Allahü teâlâ buyuruyor ki:
(Büyüklenerek bana ibadet etmeyenler alçalmış olarak Cehenneme girecektir.) [Mümin 60]

2- Peygamberlere karşı kibirdir:
Bazıları, Peygamberleri kendileri gibi bir insan gördükleri için, kibirlenerek onlara uymayı kabul etmediler. Mesela Peygamber efendimiz için dediler ki:
(Bu da sizin gibi bir insan. Kendiniz gibi bir insana itaat ederseniz, hüsrana uğrarsınız.) [Müminun 33, 34]

3- İnsanlara karşı kibirdir:
Herhangi bir hususta kendini başkasından üstün gören kibirlidir.

İslamda Kibir 2 yazısına devam et

İalamda Kibir 1

Sual: Kibrin dindeki yeri nedir?
CEVAP
Kibir, kendisini başkasından üstün görmektir. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:

(Kibir, hakka, razı olmamak ve insanları küçük görmektir.) [Müslim]

Fudayl bin Iyad hazretleri, (Tevazu, ister cahilden, ister çocuktan duyulsa da hakkı tereddütsüz kabul etmektir) buyuruyor. Kabul edemeyen kibirlidir. Kibirli, kendini başkasından üstün görmekle, kalbi rahat eder. Burada başkasını düşünmez. Kendini ve ibadetlerini beğenir.

Kibir, kötü huydur, haramdır. Allahü teâlâyı unutmanın alametidir. Kibirli olan, salih insan olamaz. Kibirli değilim diyen, kibirlidir. Kibir her iyiliğe engeldir, her kötülüğün anahtarıdır.

İalamda Kibir 1 yazısına devam et

Niçin ağlıyorsun Anne…?

Küçük bir erkek çocuk annesine sordu:
“Niçin ağlıyorsun?”.
“Çünkü ben kadınım” diye cevapladı annesi.
“Anlamadım!” dedi çocuk.
Annesi çocuğu kucaklayıp “Ve hiç bir zaman anlayamayacaksın!” dedi.
Babasına “Baba, annem niçin ağlıyor?” diye sordu.
Babanın cevabı “Bütün kadınlar sebebsiz ağlayabilen yapıdadır” diye cevapladı.
Küçük oğlan büyüdü, yetişkin adam oldu, hala kadınların niçin ağladıklarını keşfedemedi. Nihayet öldükten sonra cennete gittiğinde Allah’a sordu. “Allahım!” dedi.
“Kadınlar niçin bu kadar kolay ağlayabiliyorlar?”
Allah dedi ki…
“Ben kadınları özel yarattım!…
Tüm yaşamın ağırlığını taşıyabilecek kuvvette olmasına rağmen başkalarına teselli verecek kadar yumuşak omuzlar,
Doğumun acısına olduğu kadar doğurdukları evlatlarının nankörlüğüne dayanabilecek iç kuvvetini verdim. Başkalarının kuvvetinin kalmadığında devam edecek azmi, ailesinin hastalığında yorgunluğa pabuç bıraktırmayacak kudreti verdim.

Niçin ağlıyorsun Anne…? yazısına devam et