Hoşgeldiniz...Sitemizde Toplam 43 Ana Başlık altında, 3086 yazı ve 2711 yorum bulunmaktadır.

Ağu 02 2015

Mersin-Mut ilçesi’nin Adı Nerden Gelmiştir?

MUTGENEL

                     Mersin’in Mut ilçesinin adının nerden geldiği hakkında epeyden beri bir araştırma yapmak istemişimdir.Ne kadar Mersin’in bir ilçesi olsa da Mut halkı Ticaret ve iş göçü için, yakın olması sebebiyle çoğunlukla Karaman’ı tercih etmektedirler.Bu da ayrı bir konudur.
Gelelim Mut adının nereden geldiğine…Çok eski kaynaklara ve hikayelere göre Hititler zamanında kurulan Mut’un eski ismi Etiler zamanında ” Yenika” adıyla anılmıştır.Sonrasında Frikler ve asurlar tarafından yönetilen Mut önce persler’in eline geçmiş daha sonra Selefkoslar tarafından yönetilmiştir.İşte Selefkoslar’ın Kralının adı Muts olduğu için sonraları Mut olarak anıla gelmiştir.Romalılar ise Claudiopolis adını vermişlerdir.Buna göre Mut adı Muts kralının adı olarak görülmektedir.

Bu girişin kalanını oku »

Ağu 02 2015

”SAYILARIN BABASI”PİSAGOR KİMDİR….?

pitagorasPisagor ya da Pythagoras (Yunanca: Πυθαγόρας), MÖ 570 – MÖ 495 yılları arasında yaşamış olan İyonyalı filozof, matematikçi ve Pisagorculuk olarak bilinen akımın kurucusudur.En iyi bilinen önermesi, kendi adıyla anılan Pisagor önermesidir. “Sayıların babası” olarak bilinir. Pisagor ve öğrencileri her şeyin matematikle ilgili olduğuna, sayıların nihai gerçek olduğuna, matematik aracılığıyla her şeyin tahmin edilebileceğine ve ölçülebileceğine inanmışlardır.Kendisini filozof (Yunanca:φιλοσοφος), yani bilgeliğin dostu olarak adlandıran ilk kişiydi. Pisagor, düşüncelerini yazıya dökmediği için onun hakkında bildiklerimiz öğrencilerinin yazılarında anlattıklarıyla sınırlıdır. Pisagor’a atfedilen birçok eser gerçekte onun öğrencilerinin olabilir.

Pisagor Yunanistan’da, Ege Denizi’nde, Dilek Yarımadası’nın karşısında bir ada olan Sisam Adası’nda doğmuştur. Yüzük taşı yapımcısı Mnesarkhos’un oğludur.İlk eğitimini doğduğu adada aldı.Ticaret için babasıyla farklı şehirlere gitti.Tales’in öğrencisi oldu. Tales, Pisagor’un daha iyi gelişmesi için Mısır’a gitmesini istiyordu çünkü Mısır, dönemin matematikte öncü ülkesiydi. Yurdundan ayrılarak Mısır’a geldi. Antiphon’un “Erdemde Sivrilenler Üzerine” adlı eserinde söylendiğine göre, Mısır dilini öğrendi. Daha sonra Sisam adasına geri döndüğünde yurdunun tiran Polykrates’in baskısı altında olduğunu görünce İtalya’nın güneyindeki bir Yunan kenti olan Kroton’a gitti. Burada efsanevi şarkıcı Orpheus’un kurduğu Orfeusçuluğun etkisinde gizli dinsel bir topluluk kurdu. Kroton’da kurduğu bu topluluk siyasi bir rol de üstlenmişti. Topluluktakiler kendilerini matematikçiler (mathematikhoi) olarak adlandırıyorlardı. Bunlar okulda yaşıyorlardı ve kişisel hiçbir şeye sahip değillerdi. Ruh Göçü öğretisi etkisinde et yemiyorlardı. Komşu bölgelerde yaşayan öğrencilerin de okula katılmalarına izin veriliyordu. Bu öğrenciler ise dinleyiciler (akousmatikhoi) olarak adlandırılıyordu. Matematikçilerin tersine dinleyicilerin et yemelerine ve kendi eşyalarına sahip olmalarına izin vardı.

Bu girişin kalanını oku »

Ağu 02 2015

KUTSAL SAYILAR

matrix-geek-blue-binary-code-680x365Annemarie Schimmel’in “Tanrı’nın Yeryüzündeki İşaretleri” adlı kitabından “Kutsal Sayılar” bölümü.Zaman ve mekan sayılarla ölçülür; İslam da bütün dinler gibi belli sayıların önemi üzerinde durmuştur ve pek çok durumda Pisagorcu düşünceleri izleyerek vurgu özellikle tek sayılara yapılmıştır. Tek sayılara (bunlar eril kabul edilmişlerdir, buna karşın çift sayılar dişildir ve olumsuz çağrışımlarla doludur) ilişkin Pisagorcu tercih, İnnellahe vitrun, yuhibbu’l-vitre, “Allah tektir, teki sever” deyişiyle yansıtılmıştır. Bu nedenle pek çok davranış, üç veya yedi gibi tek sayılarla ifa edilir.

Rivayete göre Peygamber orucunu tek rakamlı günlerde açardı; Snouck Hurgronje, Arabistan’da bulunduğu zamanlarda, ziyaretçilere bir bardak çayın ardından başka bir bardak ikram edildiğini, ancak ziyaretçi dört bardak çay içmiş ise sayının çift olmaması için beşinci çayı mutlaka içmek zorunda olduğunu anlatır. Tek sayılar, yukarıda anlatılan olaylardan açıkça görüleceği gibi, Allah’ın birliği (gerçi Bir sayısı, deyim yerindeyse, gerçek bir rakam değildir) olarak ifade edilen İslamın temel doğmasına kolaylıkla bağlanabilir. Bununla birlikte Tanrı’nın mutlak birliği ve Tekliğine içten bir biçimde şahadet edilmesi sorunu, süfi düşünürleri ciddi sorunlarla karşı karşıya getirmiştir; çünkü yalnızca Tanrı’nın Birliğini telaffuz etmek bile konuşan bir öznenin varlığını peşinen kabul etmeyi gerektirir. Bu bakımdan tasavvufi düşünceye göre yalnızca Tanrı Kendi Birliğine şahadet edebilir; yalnızca O, Harraz’ın (ölm. 896 civarı) ifade ettiği gibi, ” ‘Ben’ deme hakkına sahiptir.”

Bu girişin kalanını oku »

Ağu 02 2015

ALLAHIN VERDİĞİ BU BEDENE BAKMAKLA YÜKÜMLÜYÜZ

beslenmeAlemleri yoktan vareden yüce Allah’a kulluk etmekle yükümlü olan insan, aynı zamanda kendisine emanet edilen bedenine de en güzel şekilde bakmakla yükümlüdür.

Unutulmamalıdır ki zindelik ve sağlık, Yüce Allah’ın bizlere sunduğu en büyük nimetlerdendir. Bir insanın kendisine emanet olan bedenini hastalıklardan koruyarak, fiili duasını yerine getirirken beslenme konusunda önemle dikkat etmesi gereken bazı noktalar bulunmaktadır. Tıp dünyasının üzerinde hemfikir olduğu bu beslenme önerilerinden bazıları şunlardır:

•Hayvansal yağlardan uzak durun. (tereyağı-margarin gibi…..)

•Bol miktarda sebze ve meyve yiyin. (Gün boyunca hatta yemekten önce bile yiyebilirsiniz.)

•Tuz kullanımına dikkat edin. (Yemekleri tuzsuz pişirebilirsiniz.)

•Sık sık ancak az miktarda yemek yiyin.

Bu girişin kalanını oku »

Ağu 01 2015

ALLAH (C.C.) EVLİYASINA VERDİĞİ 40 KERAMET

frALLAH (C.C.) EVLİYASINA VERDİĞİ 40 KERAMET

Hz. Allah (cc) evliyasına kırk tane keramet ihsan etmiştir. Bunlardan yirmi tanesi dünyada, yirmi tanesi de ahirettedir.

Dünyada Olan Kerametler

1- Hz. Allah’ın, evliyasını övmesi, medh-ü senâ etmesi,

2- Evliyasının umurunu yani işlerini tedbiri ve erzakının temini ile nusrat (yardım) ihsan eylemesi,

3- Evliyasına daima arkadaş gibi olması,

4- Evliyasına insanlara himmet etme izni verip diğer halktan üstün kılması,

5- Evliyasının kalbini her şey hususunda zengin eylemesi,

6- Evliyasına dünya lezzetlerinin güzelinden ihsan buyurması,

7- Evliyasının kalplerine hikmet ve hidayet nurunu inzâl etmesi,

Bu girişin kalanını oku »

Ağu 01 2015

KAYGUSUZ ABDAL KİMDİR….?

fft64_mf1257895KAYGUSUZ ABDAL
Sanatçı, Alâiye’de dünyaya geldi. Alâiye Beyi Hüsameddin Mahmut’un çocuğudur. Kay­gusuz Abdal‘ın asıl ismi Alaaddin Gaybi’dir. İyi bir eğitim almış, genç denilebilecek bir yaşta Abdal Musa’ya derviş olmuş ve bu andan sonra Kay­gusuz mahlasını edinmiştir. 14. yüzyılın sonlarında Mısır’a geçerek bir tekke açmış, Hicaz, Suriye ve Irak’ı gezerek Ana­dolu’ya gelmiştir. Rumeli’nin Yanya, Filibe ve Manastır bölgelerinde de yaşamış takriben 1444 senesinde hayata gözlerini yummuştur.

Kaygusuz Abdal Sultan, Hacı Bektaş-ı Veli okulunda yetişmiş ve çağdaşı olan Yunus Emre ile birlikte Alevî edebiyatının iki kurucusundan birisi sayılmıştır.

Hayatı hakkındaki bilgileri menkıbelerden ve velayetnamelerden öğrenip, görüşlerini ve düşüncelerini mensur ve nesir eserlerinden anladığımız Kaygusuz Abdal Türk edebiyatının da kuşkusuz en büyük üstatlarından birisidir.
Bütün eski ve yeni kaynaklar Kaygusuz Abdal’ın Teke İli’ne bağlı, Alaiye Beyi’nin oğlu olduğunda ittifak etmektedir. Kaygusuz Abdal’ın yaşadığı döneme bakarak bu dönemde üç tane Alaiye Beyi’nin yaşadığını belirten en kuvvetli ihtimalin Hüsâmeddin Mahmud Bey üzerinde toplandığını belirtmektedir
Hayatı hakkında etraflı bilgiye sahip olmamakla birlikte, menkıbelerden ve velayetnamelerden yola çıkılarak günümüzde yapılan kimi çalışmalar, Onun hayatına ve çağına ciddi anlamda ışık tutmuştur ve bu eksikliği bir nebze de olsa gidermiştir. Kaygusuz Abdal, hem şiir ve hem de nazım türünde eserler bırakmıştır. Nazım türündeki eserlerinin ekserisi irfani risaleler şeklinde kaleme alınmıştır. Şiir türündeki eserlerinin çoğunluğu da dini ve irfani konulardadır.

Kaygusuz Abdal, şiirlerinde hem hece ve hem de aruz veznini kullanmıştır. Aruz ile yazdığı eserleri, gazel, mesnevi, kaside, mestezad şekillerinde hece ile yazdığı eserleri ise ilahi, şathiye ve nutuk şekillerinde değerlendirmek mümkündür.

Üstad Kaygusuz Abdal eserlerinde Allah’tan, sıfatlarından, Peygamberlerinden, Hz. Muhammed’den, Ehl-i Beyt’ten, meleklerden, kutsal kitaplardan, ahiretten, namazdan, oruçtan, ahlaki ilkelerden bahsetmekte, eserlerindeki ifadeleri ayet ve hadislerle desteklemektedir.
Kaygusuz Abdal’ın ölüm tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte, onun 15 asrın ilk yarısında öldüğü kesindir. Araştırmacılar Bektaşî şeyhlerinden Ahmet Sırrı Baba’nın hiçbir kaynağa dayanmadan verdiği 1444 tarihini muteber saymışlardır.Kaygusuz’a ait olduğu iddia edilen biri Mısır’ın Kahire’sinde, biri ise Elmalı’ya bağlı Tekke Köyü’nde olmak üzere iki tane mezarı vardır.

Bu girişin kalanını oku »

Ağu 01 2015

ASTROLOJİDE MAKAMLAR VE TERAPİLERİ

8734Astroloji, Organ Tesiri, Zaman bağlantısı, Tedavi Etkileri

1) RAST MAKAMI: Koç Burcu; Ateş tabiatlı, kuru-sıcak tabiatlı makam. Gece yarısı ve seher zamanları etkilidir. Soğuk organlar olan kemik, beyin ve yağlara etkilidir. Fazla uyumayı engeller. Düşük nabzın yükselmesine yardımcı olur. Özellikle çocuk bünyesinde nem hakim olduğu için; bu nedenle oluşan dengesizlikleri düzeltir. Akıl hastalıklarına iyidir. Sarı safra bağlantılıdır. Erkek karakter gösterir. Gündüz, Salı günleri etkisi fazladır. Oğlak burcu ve su ile ilişkilidir. Tedavi değeri yüksek olan dört esas makamdan birisidir. Sefa, neşe, iç huzuru ve rahatlık verir. Felç illetine devadır. Başa ve göze etkilidir. Kaslara tesiri vardır. En eski makamlardandır. Farsça “doğru” “dosdoğru” “sağ” ve “gerçek” demektir. Spazmı çözücü özelliği nedeniyle spastik ve otistik hastaların tedavisinde yararlıdır. Mars gezegeni ile bağlantılıdır.

2) IRAK MAKAMI: Boğa Burcu; Venüs bağlantılıdır. Toprak tabiatlıdır. Kuşluk ve ikindi vakti etkilidir. Kuru-soğuk karakterdedir. Kara safra ile ilişkilidir. Karakteri dişi olup, etkisi Cuma günü ve geceleri fazladır. Menenjit, beyin ve akıl hastalıklarına faydalıdır. Omuz, kol, sol kol ve ellere etkilidir. Başın üst tarafına etkisi belirtilmektedir. Lezzet verir, düşünme ve kavrama konusunda etkilidir. Korku gidericidir. Saldırganlığı önleyici ve nevrotik hastaları tedavi edici etkisi vardır. Tarih olarak en az 7 asırlıktır. Spiritüel tesiri görülür. Irak-ı Acem’den gelmektedir.

3) ISFAHAN MAKAMI: İkizler Burcu (Yengeç Burcu); Hava tabiatlı, ikindi ile yatsı arası etkilidir. Su bağlantısı vardır. Soğuk ve nemlidir. Beyaz balgam ile ilgilidir. Dişi, gece karakterli, Pazartesi bağlantılıdır. Soğuk tabiatlı olduğu gibi, ateşli hastalıklardan vücudu koruyucu özelliği vardır. Ense, boyun, omuzlar ve sol dirsek için etkilidir. Güven hissi, uyum sağlama, hareket yeteneği, zihin açıklığı, gönül yenileme, düzgünlük verme, zekayı açma ve hatıraları tazeleme özelliği vardır. En az yedi asırlık bir makamdır.

Bu girişin kalanını oku »

Ağu 01 2015

GORİL RESİMLERİ (40 Resim)

gorilla-845119_640
Bu girişin kalanını oku »

Tem 27 2015

MURAD HÜDAVENDİGARIN KOSOVA SAVAŞI DUASI

sultan_1.murat_turbesi_02Ey ilâhî! Seyyidî! Mevlâyî!. Bunca kerre hazretinde duâmı kabul ettin. Beni mahrum etmedin. Gene benim duâmı kabul eyle! Bir yağmur verip, bu zulümâtı ve gubârı (tozu) def edip âlemi nûrânî tul, tâ ki kâfir leşkerini rahat görüp, yüz yüze ceng edelim! Yâ ilâhi! Mülk ve kul senindir. Sen kime istersen verirsin. Ben dahî bir âciz kulunum. Benim fikrimi ve esrarımı sen bilirsin. Mülk ve mal benim maksadım değildir. Hemen hâlis ve muhlis senin rızânı isterim. Yâ Râb! Beni bu müslümanlara kurban eyle! Tek bu mü’minleri küffâr elinde mağlûb edip helâk eyleme! Yâ ilâhî! Bunca nüfûsun katline beni sebep eyleme! Bunları mensur ve muzaffer eyle! Bunlar için ben canımı kurban ederim. Tek sen kabul eyle! Asâkir-i İslâm için teslîm-i ruha razıyım. Tek bu mü’minler ruhuna benim ruhumu feda kıl! Evvel beni gâzi kıldın, âhir şehâdet rûzî (nasîb) kıl! Âmîn!

Tem 27 2015

ORHAN GAZİNİN MURAD’HANA NASİHATİ

orhan-gaziBenden sonra devletimin idaresini soyu temiz ve yüce olan Murad’ıma verdim. Sana nasihatim olsun ki halkını koru ve onlar için çalış. Her işte adaleti gözet. Bu mülk ile kesinlikle gururlanma. Şeriat yolundan asla ayrılma. Madem ki saltanat sahibi oldun, o zaman memlektinde daima adaletli ol. Alemin nizamını temin et ki saltanatta daim olasın.

Oğul! Saltanatına mağrur olma. Unutma ki hazret-i Süleymân’a kalmamıştır. Unutma ki, dünyâ saltanatı geçicidir, lâkin büyük bir fırsattır. Allah yolunda hizmet ve Peygamberimizin aleyhisselâm şefaatine mazhariyet için, bu fırsatı iyi değerlendir! Dünyâya âhiret ölçüsüyle bakarsan; ebedî saadeti feda etmeye değmediğini göreceksin. Oğul! Rumeli fethini tamamla! Konstantiniyye’yi (İstanbul’u) ya fethet, yahut fethe hazırla! Civardaki Türk beyleriyle mes’ele çıkarmamaya çalış. Ahâli her ne kadar bizi istese de, başlarında bulunan beyler, beyliklerinden geçme tarafdârı gözükmez. Daha bir zaman idare edecekler, lâkin sonunda olmuş meyva gibi avucuna düşeceklerdir. Anadolu’da gaile çıkmazsa, Rumeli işini rahat halledersin. Bu yüzden, Anadolu’nun sessizliğini bozmamaya gayret et. Cennet mekân babam Osman Gâzi Han, Söğüt ve Domaniç’ten ibaret bir avuç toprağı beylik yaptı. Biz, Allah’ın izniyle beyliği hanlığa, sultanlığa ikmâl ettik. Sen daha da büyüğünü yapacaksın!Osmanlı’ya iki kıta üzerinde hükmetmek yetmez! Zirâ i’lâ-yı kelimetullâh azmi iki kıtaya sığmayacak kadar büyük bir davadır. Selçuklu’nun vârisi (mirasçısı) biz olduğumuz gibi Roma’nın (Avrupa’nın) vârisi de biziz!

Oğul! Kur’ân-ı kerîmin hükmünden ayrılma! Adaletle hükmet! Gâzileri gözet! Dîne hizmet edenlere hizmeti şeref say! Fakirleri doyur! Zâlimleri cezalandırmakta tereddüt gösterme! Adaletin en kötüsü geç tecellî edenidir. Sonunda hüküm isabetli bile olsa, geciken adalet zulümdür! Oğul, biz yolun sonuna geldik. Sen daha başındasın. Cenâb-ı Mevlâ saltanatını mübarek kılsın.

Toplam 309 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...102030...Son »
Kişisel web sitesi Kişisel web sitesi
daha