Hoşgeldiniz...Sitemizde Toplam 41 Ana Başlık altında, 3167 yazı ve 3183 yorum bulunmaktadır.

Ağu 26 2016

ÜLKEMİZ İÇİN ÖZEL DUA

dua

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Elhamdülillahi Rabbil alemîn. Vessaletü vesselâmü alê rasûlinê Muhammedin ve alê êlihî ve sahbihî ecmeıyn.
“Lâ ilâhe illâ ente, sübhâneke, innî küntü mine’z-zâlimîn”

Ülkemize Huzur Ver ALLAHIM
Askerimizi Polisimizi Emniyet Mensuplarımızı Koru Muhafaza EyleALLAHIM
İşimizi Gücümüzü Rast GetirALLAHIM
Meleklerinle Yardım Eyle ALLAHIM
Borçları Olanlara Ödeme Kolaylığı İhsan Eyle ALLAHIM
İşleri Olmayanlara Hayırlı İşler VerALLAHIM
Dertleri Olanlara Dermanlar VerALLAHIM
Yolunu Kaybetmişlere Hak Yollarını Buldur ALLAHIM
Şu Amin Diyen Kullarını Cehenneminden Azad Eyle ALLAHIM
Kalplerine Namaz Sevgisi Kuran Sevgisi İbadet Sevgisi İhsan EyleALLAHIM
Şüphesiz Senin Bilipte Benim Bilmediğim Ne Sıkıntıları Varsa GiderALLAHIM
Şüphesiz Senin Bilipte Benim Bilmediğim Ne Hayır Muradları Varsa Ver ALLAHIM
Bizleri Hayra ANAHTAR Şerre KİLİT Eyle ALLAHIM…

Bu girişin kalanını oku »

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.kerimusta.com/ulkemiz-icin-ozel-dua/

Ağu 26 2016

ÇALDIRAN MUHÂREBESİ 23 AĞUSTOS 1514

100220140856197213238
Osmanlı pâdişâhı Yavuz Sultan Selîm Han ile İran şahı İsmâil arasında, 23 Ağustos 1514’de, Çaldıran ovasında yapılan târihin en büyük meydan muhârebelerinden biri.

Akkoyunlu Devleti’ni ortadan kaldıran, Azerbaycan, Irak-ı Acem, Irak-ı Arab ve İran’ı ele geçirerek Ceyhun nehrine kadar hududunu genişleten Şâh İsmail, 1510’da doğudaki sünnî Özbekleri de yendikten sonra Anadolu’ya yönelmişti. Gönderdiği dâî ve halîfeleri vasıtasıyla Osmanlı hududları içinde yaşayan şiîleri kendisine bağlamaya, fırsat buldukça da isyânlar çıkarmaya başlamıştı.

Yavuz Sultan Selîm Han ise, Şâh İsmail’in bu tehlikeli teşebbüslerini önlemenin tek çıkar yolunun, Anadolu’da Şiîliğin gelişmesini önlemek, hattâ kökünü kazımak olduğunu biliyor, İslâm’ı bütün dünyâya hâkim kılabilmek için Osmanlı Devleti’nin dünyânın en büyük ve kudretli devleti hâline gelmesi zaruretine inanıyordu. Bunun için İran yaylasında teşekkül eden şiî devletlerin ikide bir Osmanlı Dsvleti’ni tehdîd etmesine ve batıya açılan her seferde Osmanlı’yı arkadan vurmasına son vermek emelinde idi. Çünkü Osmanlı Devleti’nin en büyük asker kaynağı Türk ve müslüman nüfûsun yaşadığı Anadolu idi. Buranın emniyette olmaması, devletin başına her an büyük gaileler açabilirdi. Sultan Selîm, bütün bunları düşünerek Trabzon vâliliğinden beri Şâh İsmail’in Osmanlı ülkesindeki faaliyetlerini yakından tâkib etmiş, İran içlerine seferler düzenleyerek Şiîlerin Anadolu’daki faaliyetlerine mâni olmaya çalışmıştı. Pâdişâh olduktan sonra bu faaliyetlerin önüne bütünüyle geçmek için köklü tedbirler almaya başladı. Topladığı olağanüstü dîvânda, Şâh İsmail’in İslâm’a verdiği zarar ve Ehl-i sünnete yaptığı saldırıları inceden inceye bir bir anlattı. Dîvânda yapılan uzun müzâkerelerden sonra, İran’a sefere karar verildi. Bunun üzerine Yavuz Sultan Selîm Han; “İnşâallahü teâlâ, kılıcımız İran toprakları üzerinde şerefle dolaşacaktır. Vezirlerim benimle beraber gelecektir. Âlimlerim, Tebriz’de edâ edeceğimiz Cuma namazı için hazır olsunlar. Yalnız Eshâb-ı kirama söverek dil uzatan, cemâatle namaz kılmayı men eden, câmilerdeki minberleri yıktıran, Ehl-i sünnet âlimlerini öldüren, Şeybek Han’ın kafatasında şarab içen Şâh İsmâil ve tarafdarlarının küfrüne ve kanlarının helâl olduğuna dâir ulemâ ne buyurur?” diye sordu.

Bu girişin kalanını oku »

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.kerimusta.com/caldiran-muharebesi-23-agustos-1514/

Ağu 26 2016

YAVUZ SULTAN SELİM HAN ve MUHYİDDİN ARABİ HAZRETLERİ

SULTAN-II.SELİMYAVUZ SULTAN SELİM HAN ve MUHYİDDİN ARABİ HAZRETLERİ

Yavuz Sultan Selim, 24 Ağustos, 1516 tarihinde “Mercidâbık” savaşını kazandıktan sonra Haleb’e girmiş, iki hafta sonra da oradan ayrılıp Eylül ayı sonunda Şam’a ulaşmıştı. Buradan Mısır’a geçmeden önce de 15 Aralık’a kadar Şam’da kalmıştı. Yavuz Şam’da kaldığı sıralarda, Muhyiddin Arabî Hazretleri’nin (v.638/ 1240) bir kitabında geçen “Sin Şin’a girince Mim’in kabri ortaya çıkar” şeklindeki bir ifadeyi, büyük alim Kemal Paşazade ile birlikte incelemişlerdi. Burada “Sin”in Selim’e, “Şin”ın Şam’a, “Mim”in de Muhyiddin’e işaret olduğu kanatine varılmıştı. Yavuz Selim, Şam ve civarında bazı İslâm büyüklerinin kabirlerini ziyaret ediyordu. Çok saygı duyduğu Muhyiddin Arabî Hazretleri’nin yeri ise hiç kimse tarafından bilinmiyordu. Çünkü asırlar önce, eserlerini yanlış anlayıp karşı çıkan bazı Suriye alimlerinin de etkisiyle kabri harabeye çevrilip kaybolmuştu. Yavuz Selim, bir gece rüyasında Muhyiddin Arabî Hazretleri’ni kendisine şöyle derken görür: “Ya Selim! Senin gelmeni beklerdim. Safa geldin, hoş geldin. Mısır gazanı sana müjdelerim. Sabahleyin bir siyah ata bin. O seni bana götürür. Beni hâk-i mezelleten (horluk topragından) kaldır. Bana bir türbe, bir cami ve imaret yapıver. Yürü işin rastgele, Mısır fethi müyesser ola!”Yavuz sabahleyin bir siyah ata biner. At gider, Salihiyye Mahallesi’nde bir çöplükte durup eşinmeye başlar. Orası açılınca büyükçe bir taş çıkar. Üzerinde Arapça olarak “bu Muhyiddin’in kabridir” yazısı görülür. Yavuz Selim orayı temizleterek kabri ortaya çıkarır. Yavuz, 22 Ocak 1517 tarihindeki Ridâniye Savaşı ve Mısır’ın fethinden dokuz ay kadar sonra, ekim ayında tekrar Şam’a gelir ve dört aydan fazla kalır. Bu süre içinde Şeyh’in kabrine türbe, yanına ise bir cami ve aşevi yaptırır. İlk cuma namazıyla da açılışını yapar. (5 Şubat 1518)

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.kerimusta.com/yavuz-sultan-selim-han-ve-muhyiddin-arabi-hazretleri/

Ağu 26 2016

CİZREDE HAİN SALDIRI

hd-turk-bayragi-arkaplan-resimleri-22Cizre’de Meydana Gelen Hain Saldırıda ŞEHİT Olan Polislerimize Allah’tan Rahmet, Yaralılara Acil Şifalar Diliyoruz…

Şırnak’ın Cizre ilçesinde polis kontrol noktasına PKK’lı teröristlerce bomba yüklü araçla saldırı düzenlendi.

Cizre’de bombalı saldırı
PKK’lı teröristlerce bomba bomba yüklü kamyonla düzenlenen saldırıda ilk belirlemelere göre, 8 polis şehit oldu, 45 kişi yaralandı.
Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde bu saba PKK’lı teröristler polise bomba yüklü araçla saldırdı. Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’ndeki şiddetli patlamada yaralananlar olduğu belirtildi. Saldırı sonrası Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Şırnak’taki sağlık personeli acil göreve çağrılırken, 12 ambulans ve 2 heliopter bölgeye sevk edildi.
Cizre’nin Konak Mahallesi’nde bulunan İlçe Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü binasına bugün saat 07.00 sıralarında PKK’lı teröristler tarafından bomba yüklü araçla saldırı düzenlendi. Teröristler emniyet binasının yakınına götürdüğü aracı infilak ettirdi. Şiddetli patlama ilçenin her tarafından duyulurken olay yerine ambulanslar sevk edildi. Polis, ilçenin giriş ve çıkışlarını tutarak saldırıyı gerçekleştiren teröristlerin yakalanması için operasyon başlattı.
8 ŞEHİT, 45 YARALI
İlk belirlemelere göre, saldırıda 8 polis memuru şehit oldu, 2’si ağır 45 kişi yaralandı.

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.kerimusta.com/cizrede-hain-saldiri/

Ağu 24 2016

ÇALDIRAN MUHÂREBESİ

yavuz-sultan-selim-hanÇALDIRAN MUHÂREBESİ 23 AĞUSTOS 1514
Osmanlı pâdişâhı Yavuz Sultan Selîm Han ile İran şahı İsmâil arasında, 23 Ağustos 1514’de, Çaldıran ovasında yapılan târihin en büyük meydan muhârebelerinden biri.

Akkoyunlu Devleti’ni ortadan kaldıran, Azerbaycan, Irak-ı Acem, Irak-ı Arab ve İran’ı ele geçirerek Ceyhun nehrine kadar hududunu genişleten Şâh İsmail, 1510’da doğudaki sünnî Özbekleri de yendikten sonra Anadolu’ya yönelmişti. Gönderdiği dâî ve halîfeleri vasıtasıyla Osmanlı hududları içinde yaşayan şiîleri kendisine bağlamaya, fırsat buldukça da isyânlar çıkarmaya başlamıştı.

Yavuz Sultan Selîm Han ise, Şâh İsmail’in bu tehlikeli teşebbüslerini önlemenin tek çıkar yolunun, Anadolu’da Şiîliğin gelişmesini önlemek, hattâ kökünü kazımak olduğunu biliyor, İslâm’ı bütün dünyâya hâkim kılabilmek için Osmanlı Devleti’nin dünyânın en büyük ve kudretli devleti hâline gelmesi zaruretine inanıyordu. Bunun için İran yaylasında teşekkül eden şiî devletlerin ikide bir Osmanlı Dsvleti’ni tehdîd etmesine ve batıya açılan her seferde Osmanlı’yı arkadan vurmasına son vermek emelinde idi. Çünkü Osmanlı Devleti’nin en büyük asker kaynağı Türk ve müslüman nüfûsun yaşadığı Anadolu idi. Buranın emniyette olmaması, devletin başına her an büyük gaileler açabilirdi. Sultan Selîm, bütün bunları düşünerek Trabzon vâliliğinden beri Şâh İsmail’in Osmanlı ülkesindeki faaliyetlerini yakından tâkib etmiş, İran içlerine seferler düzenleyerek Şiîlerin Anadolu’daki faaliyetlerine mâni olmaya çalışmıştı. Pâdişâh olduktan sonra bu faaliyetlerin önüne bütünüyle geçmek için köklü tedbirler almaya başladı. Topladığı olağanüstü dîvânda, Şâh İsmail’in İslâm’a verdiği zarar ve Ehl-i sünnete yaptığı saldırıları inceden inceye bir bir anlattı. Dîvânda yapılan uzun müzâkerelerden sonra, İran’a sefere karar verildi. Bunun üzerine Yavuz Sultan Selîm Han; “İnşâallahü teâlâ, kılıcımız İran toprakları üzerinde şerefle dolaşacaktır. Vezirlerim benimle beraber gelecektir. Âlimlerim, Tebriz’de edâ edeceğimiz Cuma namazı için hazır olsunlar. Yalnız Eshâb-ı kirama söverek dil uzatan, cemâatle namaz kılmayı men eden, câmilerdeki minberleri yıktıran, Ehl-i sünnet âlimlerini öldüren, Şeybek Han’ın kafatasında şarab içen Şâh İsmâil ve tarafdarlarının küfrüne ve kanlarının helâl olduğuna dâir ulemâ ne buyurur?” diye sordu.

 

Osmanlı tarihçilerinden Hoca Sâdeddîn Efendi’nin yazdığına göre; dîvânın bu karârı üzerine görüşleri alınan o devrin âlimlerinden; Molla Arab lakabıyla meşhur Muhammed bin Ömer, Sarı Gürz lakabıyla meşhur Nûreddîn Hamza, Zenbilli Ali Cemâli Efendi, Ahmed ibni Kemâl Paşa ve daha pek çok âlim böyle bir cihâdın farz olduğuna, Şâh İsmail’e haddinin bildirilmesi lâzım geldiğine dâir fetva verdiler. Ayrıca verilen bu fetvalarda, Şâh İsmâil ile askerlerine karşı açılacak savaşların, diğer din düşmanları ile yapılacak savaşlar gibi cihâd sayılacağı belirtiliyor, umumiyetle bu gibilerin öldürülmelerinin caiz olup, mallarının helâl, nikâhlarının ise bâtıl olduğu açıklanıyordu.
Bu girişin kalanını oku »

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.kerimusta.com/caldiran-muharebesi/

Ağu 24 2016

SANA SELÂM EY OSMANLI SANCAĞI

tumblr_n55pjxjo2y1tahitio1_540SANA SELÂM EY OSMANLI SANCAĞI!…

Osmanlılarda padişahın bulunduğu yerde, hânedanı temsilen kırmızı (al) ve devleti temsilen de (ak) sancak açılırdı. Selçuklu Sultanının Osman Gazi’ye gönderdiği bayrak beyaz idi. Sultan 3. Selim’den itibaren her ikisi birleşerek kırmızı zemin üzerinde beyaz hilal ve yıldız resmî bayrak oldu.

Osmanlılardan kalma ne varsa değiştirildi. Onların kurduğu mekteplere, fakültelere, müesseselere, şehirlere bile başka isimler verildi.

Üniversiteden mahkemelere, nüfus idaresinden hava kuvvetlerine, Millet Meclisinden Danıştay’a kadar, bugün doğru dürüst işleyen ne varsa, hepsi Osmanlılar zamanında kurulmuştu. Yeni kurulanlar ise zaten o zaman dünyada bulunmayan şeylerdi. Her nedense ay-yıldızlı bayrağına dokunulmadı. İyi de oldu. Cumhuriyetin ilk yıllarında, yerine mavi bayrak düşünülmüş de, Yunan bayrağına benzer endişesiyle olsa gerek, vazgeçilmiş.

BOYU VE SÜSÜ KORKU VERİR!
Belki hissî gelecek ama, dünya bayrakları içinde ay-yıldızlısı kadar derin mânâlısı yok gibidir. Asırlarca esir Müslümanların hayallerini süslemiş; meşhur Azerî bestekâr Üzeyr Hacıbeyli, Çırpınırdı Karadeniz‘de bunu terennüm etmiştir. Polonya Tatarları’nın bugün İslâmiyetle tek bağı, neredeyse mezar taşlarındaki ay-yıldızlardır. Zamanla istiklâlini kazanan Müslüman memleketler, göklerinde hep ay-yıldızlı bayrak dalgalandırmayı tercih etmiştir. İşte Tunus, Cezayir, Pakistan, Şarkî Türkistan, Singapur, Malezya…

Bu girişin kalanını oku »

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.kerimusta.com/sana-selam-ey-osmanli-sancagi/

Ağu 23 2016

2016-2017 SEZONU SPOR TOTO SÜPER LİG 1. HAFTA MAÇ SONUÇLARI VE PUAN DURUMU

sportotosüperlig-logo.0312016-2017 SEZONU SPOR TOTO SÜPER LİG 1. HAFTA MAÇ SONUÇLARI VE PUAN DURUMU
1. HAFTA MAÇ SONUÇLARI

ADANASPOR A.Ş.1 – 2BURSASPOR
ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş.1 – 1ATİKER KONYASPOR
TRABZONSPOR A.Ş.2 – 0KASIMPAŞA A.Ş.
BEŞİKTAŞ A.Ş.4 – 1ALANYASPOR
KAYSERİSPOR0 – 2AKHİSAR BELEDİYE GENÇLİK VE SPOR
GENÇLERBİRLİĞİ2 – 0GAZİANTEPSPOR
MEDİPOL BAŞAKŞEHİR FK1 – 0FENERBAHÇE A.Ş.
ANTALYASPOR A.Ş.0 – 0OSMANLISPOR FUTBOL KULÜBÜ
GALATASARAY A.Ş.1 – 0KARDEMİR KARABÜKSPOR

Bu girişin kalanını oku »

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.kerimusta.com/2016-2017-sezonu-spor-toto-super-lig-1-hafta-mac-sonuclari-ve-puan-durumu/

Ağu 20 2016

ÜSTAD

1necip_fazil_kisakurek_ask_sozleri_kisa_14Kendi ifadesiyle 12 yaşında şair olan Necip Fazıl, 23 yaşına geldiğinde, yazdığı “kaldırımlar” isimli şiiriyle, sanat çevrelerinin takdirini toplamış ve bundan sonra adı bu şiirle anılmıştır: “kaldırımlar şairi”

Kimsesiz, yalnız bir insanın ruh halinin anlatıldığı bu şiirin ilk dört kıtasını buraya alıyoruz:

Sokaktayım, kimsesiz, bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.
İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler.
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor
Gözüne mil çekilmiş bir âma gibi evler.
Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi,
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

Bu girişin kalanını oku »

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.kerimusta.com/ustad/

Ağu 20 2016

SAVARONA YATI

2009-10-06-Savarona-bigİsmini Hint okyanusundaki bir deniz kuşundan alan Savarona yatı, Golden Gate ve Brooklyn köprülerini imal ederek servet sahibi olmuş olan John Roebling isimli mühendisin torunu, Richard M. Cadwallader’in dul eşi Bayan Emily Roebling Cadwallader tarafından Almanya’nın Hamburg şehrinde, Blohm und Woss tersanesine Gibbs ve Cox dizaynı olarak sipariş edilmiştir. Yapımına 29 Temmuz 1930 tarihinde başlanan yat 28 Mart 1931 tarihinde denize indirilmiştir. Yat 4.000.000 USD‘a imal edilmiştir.

Yat, döneminin en büyük özel yatı olup, içi antika meraklısı sahibinin isteği doğrultusunda dünya’nın dört bir yanından getirilmiş özel ve tarihi eşyalarla zenginleştirilmiştir.

Savarona denize indikten sonra Atlantik’te, Akdeniz’de ve Kuzey Afrika sularında dolaştı. Yatını çok seven Bayan Cadwallader, Amerikan hükümetince ülke dışında imal edilmiş teknelerden istenen tescil ile teknenin bedeli kadar gümrük vergilerinin yüksekliği nedeniyle yatını Amerika’ya götürememişti. Bu sebeple yatını kullanamayan sahibesi onu satmaya karar verdi.

Ulu Önder Atatürk döneminde uzun bir süre ‘Cumhurbaşkanlığı Yatı’ olarak Ertuğrul Yatı kullanılmıştı. Atatürk, denize olan büyük sevgisi nedeniyle İstanbul’da bulunduğu yaz aylarında özellikle Moda Koyu’nda yapılan yelken ve kürek yarışlarını Acar Motoru ve Ertuğrul Yatı’ndan izlemekten de büyük bir zevk alırdı.

Atatürk; İran Şahı Rıza Pehlevi, İngiliz Kralı VIII. Edward ve Ürdün Kralı Abdullah’ı da Ertuğrul Yatında ağırlamıştır. 1938 yılında Kral VII. Edward İstanbul’u ziyaret ettiğinde bacadan dökülen kurum Majestelerinin beyaz pazenlerini kirletince, Atatürk Ertuğrul’un hurdaya gönderilmesine karar vererek yeni bir cumhurbaşkanlığı yatı araştırılması için emir vermiştir.

Bu girişin kalanını oku »

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.kerimusta.com/savarona-yati/

Ağu 17 2016

MARMARA DEPREMİNİ UNUTMADIK

deprem-640x360MARMARA DEPREMİNİ UNUTMADIK
Merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan 17 Ağustos 1999’da saat 03.02’de meydana gelen ve yaklaşık 45 saniye süren 7.4 büyüklüğündeki depremin üzerinden 15 yıl geçti. Kocaeli, Gölcük, Düzce, Sakarya, İstanbul ve Yalova’da büyük can ve mal kaybı ile yıkıma neden olan depremde resmi verilere göre 17 bin 480 kişi hayatını kaybederken on binlerce kişi yaralandı. Marmara Depremi’nden en çok etkilenen Kocaeli’nde 9 bin 477 kişi yaşamını yitirdi, 9 bin 881 kişi yaralandı.Depremde, 35 bin 180 konut, 5 bin 770 iş yeri yıkıldı ya da ağır hasar gördü. 40 bin 757 konut, 6 bin 57 iş yeri orta, 45 bin 86 konut ve 6 bin 128 iş yeri de hafif hasarlı olarak kayıtlara geçti.

İllere göre ölü sayısı:

Bolu: 270
Bursa: 268 .
Eskişehir: 86
İstanbul: 981
Kocaeli: 9.477
Sakarya: 3.891
Yalova: 2.504
Zonguldak: 3

olmak üzere toplam 17.480 kişi ölmüştür

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.kerimusta.com/marmara-depremini-unutmadik/

Toplam 317 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...102030...Son »
Kişisel web sitesi Kişisel web sitesi
daha